Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Politika Günlüğü

Temmuz 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Temmuz 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

"Gül, Köşk'e çıkarsa yargılanır"

kanadoğlu Siyaset dünyası Cumhurbaşkanı aday ve seçimlerini konuşurken yargı dünyası da Cumhurbaşkanı ile ilgili değişik bir tartışma içine girdiler. Yargı çevreleri, Cumhurbaşkanı seçilecek milletvekilinin dokunulmazlığının otomatikman ortadan kalkacağını ve seçilmeden önce işlemiş olduğu kişisel suçlarından dolayı yargılanabileceği görüşünü dile getiriyorlar. Bu kapsamda "kayıp trilyon" davasında Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün da sanık olduğunu hatırlatan yargı çevreleri, "Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmekle dokunulmazlığı kalkacağı için, kişisel suçlarından dolayı yargılanabileceği" görüşü savunuyorlar. Bu görüşü savunanlardan Sabih Kanadoğlu, Anka’ya yaptığı açıklamada, “Anayasada herhangi bir düzenleme olmadığı için Cumhurbaşkanı hakkında, sade bir vatandaş ya da dokunulmazlığı kaldırılmış milletvekili gibi işlem yapılması gerekir" dedi. Buna göre, Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde hakkındaki suçlamalardan bir vatandaş gibi sanık sıfatıyla yargılanabilecek.

Sarıgül: İnançsız insan boş teneke

sarıgül Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Koltuğa bağlı olanlar gidecek, hakka bağlı olanlar kalacak” dedi.
 

Düzce’nin Beyköy beldesindeki Sinekli Yayla Şenlikleri’ne katılan Mustafa Sarıgül, burada yaptığı konuşmada, genel seçimde ortaya çıkan sonuca saygı gösterdiklerini söyledi. 


Seçim sonuçlarının son derece üzücü olduğunu belirten Sarıgül, “Seçim kampanyası süreci son derece yanlış ve olumsuz geçti. Asla ve asla inançlarla oynanmamalı ve Atatürk’ü kullanarak siyaset yapılmamalıdır. İnançsız insan boş bir tenekeye benzer. Koltuğa bağlı olanlar gidecek, hakka bağlı olanlar kalacak” diye konuştu. Sarıgül, şunları kaydetti:


“Sayın Baykal diyor ki; ‘Seçimlerin sonucunda oylarımı 1.5 puan yükselttim.’ Siz Sayın Karayalçın, siz Sayın Sezer’in, oylarını aldığınız halde bu haldesiniz. Siz böyle düşünürseniz, ancak 2059 yılında başbakan olabilirsiniz. Bazı entelektüel vatandaşlar beni hakir görüyorlar, beni desteklemezler, ben halkın içindeyim çünkü. Ancak şunu unutmasınlar artık halkın çocukları iktidar olacak.”

"Halk AKP'ye seçme hakkı vermedi"

kamerhbr3007 Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, ''AK Parti, seçim sonucunda 341 milletvekili aldı. Dolayısıyla millet, AK Parti'ye tek başına cumhurbaşkanı seçme çoğunluğunu vermedi'' dedi.


Kamer Genç, "MHP'nin cumhurbaşkanı seçimine destek vereceği" yönündeki açıklamaları değerlendirdi.
 

Cumhurbaşkanı seçiminde iktidar partisinin 367 toplantı yeter sayısını bulamadığını, bunun için de seçime gidildiğini anımsatan Genç, "AK Parti, seçim sonucunda 341 milletvekili aldı. Dolayısıyla millet, AK Parti'ye tek başına cumhurbaşkanı seçme çoğunluğunu vermedi" dedi.
 

Anayasa Mahkemesi'nin 367'ye ilişkin kararının gerekçesinde "Cumhurbaşkanı seçiminde, Meclis'te olabildiğince nitelikli bir uzlaşma sağlanması amaçlandığı açıktır" denildiğine dikkati çeken Kamer Genç, "Dolayısıyla MHP'nin, bir uzlaşmaya gitmeden Genel Kurul'a gireceğini açıklaması, Anayasa'nın, cumhurbaşkanında aranması gereken tarafsız bir kişi olması yönündeki amaçlara uygun bir cumhurbaşkanı seçimini engellemiştir" dedi.
 

"Bence MHP'nin, bu kararını yeniden gözden geçirmesi lazım" diyen Genç, "Başbakan Erdoğan'ın, 'Seçimden sonra uzlaşarak cumhurbaşkanı seçeceğiz' demesine rağmen MHP'nin bu yolda verdiği taviz, uzlaşma ortamını ortadan kaldırmıştır" diye konuştu.
 

Genç, "İktidar partisi 367'yi bulamazsa yeniden seçime gidilsin. 21 Ekim'de yapılacak referandumla birlikte yeni bir seçime de gidilebilir. Birden fazla seçime gitmek, rejimi güçlendirir. AK Parti'nin tek başına seçeceği bir cumhurbaşkanının Türkiye'nin geleceği için çok büyük sıkıntı yaratacağının herkes tarafından bilinmesi gerekir" dedi.
 

"MHP'nin çanak tutması rejimi sıkıntıya sokar"
 

Kamer Genç, AK Parti'li Zafer Üskül'ün Anayasa değişikliği önerisine ilişkin, "Anayasa'dan Kemalizmi çıkarmaya yönelik bir hareketi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş niteliğini ortadan kaldıran, şeriat düzenine doğru götürmeye yönelik çalışma olarak görüyorum. Çok tehlikeli, rejimi bir nevi şeriat düzenine doğru götürmeye yönelik olarak AK Parti tarafından atılan adımlara MHP'nin de çanak tutması, rejimi ciddi sıkıntıya sokar" dedi.
 

Genç, "AK Parti'nin cumhurbaşkanını seçmesini değil, cumhurbaşkanının onlardan olmasını tehlikeli görüyorum" diye konuştu.
 

Cumhurbaşkanı seçiminde Genel Kurul'a girmeyeceğini bildiren Genç, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ise "AK Parti'nin oylarıyla cumhurbaşkanı seçilemeyeceğimi biliyorum" dedi.

Anayasa tartışmasına Günay da katıldı

ertuğrulgünay AK Parti İstanbul Milletvekili Ertuğrul Günay, ''Bizim Anayasa konusundaki tavrımız, seçim beyannamesinde açıkça ve hiçbir kaygıya, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bir bütün halinde vurgu yapar biçimde yazılmıştır'' dedi.


Günay, gazetecilerin, AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül'ün, Anayasa değişikliği önerileriyle ilgili sorularını cevaplandırdı.
 

AK Parti'nin seçim beyannamesinde nasıl bir devlet yapısı ve nasıl bir Anayasa düşünüldüğünün açıkça yer aldığını vurgulayan Günay, "Anayasa'nın değişmez ilkeleri var; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti... Bu çerçevede seçim beyannamemizde yeni bir özlü, özgürlükçü Anayasa hazırlığı niyeti belirtilmiştir. Bunun ötesinde herhangi bir ayrıntı yok" dedi.
 

Zafer Üskül'ün görüşlerini "bilimsel" olarak değerlendiren Günay, Atatürk ilkelerinin, egemenliğin ulusa ait olması ilkesi ve ulusal bütünlük ilkesi üzerinde kurulduğunu söyledi.
 

Üskül'ün açıklamalarının parti görüşü değil, şahsi görüşü olduğuna dikkat çeken Günay, konuyla ilgili tartışmaların "abartılı olduğunu" ifade etti.
 

Günay, "Bir arkadaşımızın laik bir arayışının abartılmış biçimde ortaya konulmasını, Türkiye'de özellikle muhalefet çevrelerinin düşünce özgürlüğünü içselleştirmediğinin bir kanıtı olarak görüyorum. Zamanlama olarak zaten böyle bir tartışma içinde değiliz. Parlamento açılacak, yeni hükümet kurulacak, yeni yasama dönemi başlayacak daha sonra... Ama bizim Anayasa konusundaki tavrımız, seçim beyannamesinde açıkça ve hiçbir kaygıya kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bir bütün halinde vurgu yapar biçimde yazılmıştır. Bu tartışmaları, AK Parti'ye yönelik biçime dönüştürmeyi haksız buluyorum" dedi.
 

Cumhurbaşkanılığı seçimi
 

"Cumhurbaşkanı adaylığında isminin geçmesine" ilişkin soruyu cevaplandıran Günay, herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının isminin cumhurbaşkanlığı için anılmasının bir onur olduğunu söyledi.
 

Günay, "Ama ben henüz milletvekili yemini bile yapmamış, AK Parti'nin yeni bir üyesiyim. Önümüzdeki süreci görelim. Sayın Abdullah Gül, toplumun teveccühünü kazanmış bir arkadaşımızdır. Onun böyle bir niyet ve kararlılık içinde olması halinde, hepimiz o kararlılığın gereğini yerine getiririz" diye konuştu.

DTP'den ilk tahrik: "Yabancı dilimiz Türkçe"

demokratiktoplumpartisiDTP DTP'nin desteklediği 19 bağımsız milletvekili dün TBMM'ye toplu halde gelerek kayıt yaptırdı. DTP'li bağımsızlardan aralarında eski genel başkan Ahmet Türk'ün de bulunduğu bir bölümü milletvekili bilgi formunu doldururken 'bildiğiniz yabancı diller' bölümüne 'Türkçe' yazdı.


Bu nedenle TBMM yönetimi kayıt yaptıranların biyografilerini internet ortamına taşıma işlemini durdurdu. Bu uygulamanın yalnızca DTP'lileri kapsadığı izlenimi vermemek için de dün kayıt yaptıranların kısa biyografileri internette yer almadı. DTP'lilerin bu tavrının duyulmasından sonra partide toplantı halinde bulunan Türk ile arkadaşları çözüm arayışına girdi. Ahmet Türk, bu bilgiyi teyit ederken DTP'den "Yanlışlıkla olmuş, düzeltiliyor" bilgisi verildi.


16 yıl önce 1991 seçimleriyle TBMM'ye giren dönemin DEP milletvekilleri ise bildikleri yabancı diller bölümüne 'Kürtçe' yazmışlar, bu bilgi milletvekili albümlerine konulmamıştı. DEP'lileri temsilen Leyla Zana Kürtçe yemin etmiş ve bu da krize neden olmuştu.


DTP'lilerin bu tavrı, Ankara kulislerini karıştrırken, Ahmet Türk kayıt işlemleri sırasında uzlaşmacı mesajlar vermeyi sürdürdü. TBMM'de MHP ile DTP'nin yan yana olacağı hatırlatılınca Türk, "Belimizde kılıç yok. Kılıçları kuşanmış değiliz. Parlamentoda gerginlik yaratmak için değil, var olan gerginliği ortadan kaldırmak için çaba göstereceğiz" diye konuştu.


Hürriyet

"Seçim sonucu ders niteliğinde"

lebanon Lübnan'da yayımlanan Daily Star gazetesinde, 22 Temmuz seçimlerini değerlendiren Filistinli akademisyen ve gazeteci Rami Huri, alınan sonucun Batı ve Arap dünyası tarafından 'dikkatle' değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.


Rami Huri'ye göre, siyasette sağlanan uzlaşma ve denge, İslamcı partileri de daha sorumlu ve pragmatist hale getiriyor.
 

Huri, "Türkiye'deki seçim Batı ve Araplar için ders niteliğinde: Siyasi uzlaşma ve denge geniş halk desteği alırken, mutlakiyetçilik işe yaramıyor. Demokratik siyasete kabul edilen İslamcılar, tüm milleti yönetme sorumluluğunda aldıklarında solcular veya milliyetçiler gibi, daha pragmatist hale gelebiliyor" diyor.
 

Rami Huri, benzer bir sürecin diğer Arap ülkelerinde işlemediğini vurguluyor. Huri'ye göre, İslamcı partilere seçimlere katılma imkanı tanıyan Arap rejimleri, bu partilere ülkeyi yönetme şansı tanımıyor.
 

Huri, 1990'larda Türkiye'deki İslamcı partilerin yasaklanmasının da AK Parti'yi daha pragmatist ve realist politikalara yönelterek 22 Temmuz'dan zaferle çıkmasını sağladığını belirtiyor.
 

Huri makalesinde, "Daha önce Türkiye'de İslamcı partilerin izlediği rota, 1990'larda iki kez yasaklandı. Bu durum AK Parti pragmatizminin ve realizminin yolunu açtı. Bu durum yalnızca partiyi yeni bir zafere taşımakla kalmadı aynı zamanda bir demokrasideki en önemli güç olan; düşünen, oy veren vatandaşların onayıyla alınan güçlü desteğin ortaya konulmasına vesile oldu" ifadesini kullandı.
 

Filistinli akademisyen Rami Huri, son 20 yılda sağlanan uzlaşma ile Türkiye'deki İslamcı partilerin yalnızca Silahlı Kuvvetler ve Batı tarafından değil, kamuoyunun çoğunluğu tarafından belirlenen kurallara bağlı olmayı öğrenmek zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
 

El Cezire AKP'yi mercek altına aldı
 

Arap dünyasının en fazla izlenen televizyonu El Cezire de, 'Yeni Osmanlılar' adlı bir belgesel yayınladı. AK Parti'nin siyasi serüvenini anlatan El Cezire, milli görüşün bölünme nedenlerini, AK Parti'nin yükselişini izleyicisine özel röportajlarla aktardı.
 

El Cezire televizyonu Ankara Sorumlusu Yusuf El Şerif tarafından hazırlanan 'Yeni Osmanlılar' adlı belgesel AK Parti'nin entellektüel kökenini, AK Parti'yi doğuran ve yükselmesini sağlayan şartları işledi.

Kesin seçim sonuçları açıklanacak

GUMRUK Yüksek Seçim Kurulu (YSK), kesin seçim sonuçlarını bugün açıklamaya hazırlanıyor.


Kesin sonuçlar bugün açıklanırsa, Meclis 4 Ağustos Cumartesi günü toplanacak ve milletvekileri yemin ederek görevlerine başlayacak.
 

Yemin töreninden sonra 5 gün içinde Meclis Başkanlığı'na adaylık başvuruları yapılacak.
 

Bu arada, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, seçimlerden birinci parti çıkan AK Parti'nin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 'hükümeti kurma' görevini verecek.
 

Meclis Başkanı seçildikten sonra ise cumhurbaşkanlığı seçim süreci işlemeye başlayacak.
 

AKP tek başına iktidar
 

Milletvekili genel seçimlerinden iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), güçlenerek çıktı. Resmi olmayan sonuçlara göre, ülke genelinde oyların yüzde 46.6'sını alan AK Parti, Meclis'te 340 milletvekili ile temsil edilecek.

DTP bağımsız vekillerle toplandı

dt DTP yönetimi, bugün bağımsız milletvekilleriyle toplantı yaptı. Toplantıda, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde izleyecekleri politika ve milletvekillerinin DTP'ye katılım süreçleri karara bağlanacak.


Parti genel merkezinde başlayan toplantı öncesinde herhangi bir açıklama yapılmadı.
 

Toplantıda, bağımsız milletvekillerinin DTP'ye katılım süreci, Meclis grubundaki görev dağılımı, TBMM komisyonlarında alınabilecek görevler ve cumhurbaşkanı seçimi sürecinde izlenecek yöntem görüşülecek.
 

Milletvekillerinin, TBMM Genel Kurulu'ndaki yemin töreninden önce mi, sonra mı partiye katılacakları bu toplantıda netlik kazanacak.
 

Demokratik Toplum Partisi yönetimi bağımsız milletvekilleriyle ilk toplantısını dün yapmıştı.
 

Toplantı sonrası Meclis'e giden bağımsız Mardin Milletvekili Ahmet Türk, ''Yemin töreniyle ilgili olarak hassasiyetleri dikkate alacağız'' demişti. Gazetecilerin, "Bu sözleriniz Türkçe yemin edeceğiniz anlamına mı geliyor?" sorusuna Türk, "Tabii ki böyle anlaşılmalı" yanıtını vermişti.
 

DTP'li bağımsız vekillerin kayıt sürecine ilişkin bilgi almak için Meclis'e giden Ahmet Türk, "Gerilim yaratmak için değil, uzlaşı ve diyalog için Meclis'e geldik" diye konuşmuştu.
 

Türk, DTP'li bağımsız vekillerin Meclis'te bugün kayıt yaptıracaklarını açıklamıştı.


İstanbul'dan bağımsız olarak seçilen Ufuk Uras da dün kayıt işlemleri sırasında yaptığı açıklamada, grup sorunu yaşarsa DTP'ye katılabileceğini söylemişti.


Bu arada, DTP toplantı öncesinde bağımsız milletvekili seçilen Sebahat Tuncel'in durumuna ilişkin bir yazılı açıklama yapmış ve açıklamada, "Sebahat Tuncel'in serbest bırakılmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki iddialar ve tartışmalar hukuki değil, tamamen siyasidir" görüşüne yer verilmişti.

El Cezire AKP'yi mercek altına aldı

AlJazLogoArap dünyasının en fazla izlenen televizyonu El Cezire, 'Yeni Osmanlılar' adlı bir belgesel yayınladı. AK Parti'nin siyasi serüvenini anlatan El Cezire, milli görüşün bölünme nedenlerini, AK Parti'nin yükselişini izleyicisine özel röportajlarla aktardı.


El Cezire televizyonu Ankara Sorumlusu Yusuf El Şerif tarafından hazırlanan 'Yeni Osmanlılar' adlı belgesel AK Parti'nin entellektüel kökenini, AK Parti'yi doğuran ve yükselmesini sağlayan şartları işledi.
 

El Cezire, Türkiye'de muhafazakar kesimin Adnan Menderes ve Turgut Özal'la sesinin yükseldiğine dikkat çekti.
 

'Yeni Osmanlılar' adlı belgeselde Türkiye'de İslami partiler anlatılırken, Necmettin Erbakan liderliğindeki milli görüş de dahil olmak üzere tümünün şiddetten uzak durduğu belirtildi, Türkiye'deki İslami partilerin demokratik araçları sonuna kadar kullandığı irdelendi.
 

Belgeselde AK Parti'nin de milli görüş kökenli olması nedeniyle İslami partiler  arasında yer aldığı savunuldu. Ancak AK Parti'nin diğer İslami partilerden farklı olduğuna dikkat çekildi.
 

"Demokrasiyi inanarak savunuyor"
 

El Cezire belgeseline göre AK Parti, siyasi söyleminde İslami sloganlara yer vermiyor, demokrasiyi inanarak savunuyor.
 

AK Parti'nin son seçimlerdeki yükselişine ışık tutmayı hedefleyen belgeselde, Türk halkının 2001 ekonomik krizi sonrasında AK Parti'yi tek başına iktidara taşıdığı vurgulandı, ordunun bu halk desteği nedeniyle siyasete müdahale etmediği görüşü savunuldu.
 

'Yeni Osmanlılar' belgeselinde savunulan bir başka görüş ise, 11 Eylül saldırılarının AK Parti'nin yükselişine önemli bir ivme kazandırdığı yönünde.
 

Buna göre AK Parti önderliğindeki Türkiye, ABD'nin demokrasinin İslam'la uyumlu olduğunu kanıtlayan bir model işlevi gördü. Bu da partinin yükselişini etkiledi.
 

Belgesel, 'Yeni Osmanlılar' olarak tanımladığı AK Parti'nin İslami kesimin dinden uzaklaşma ile laik kesimin şeriatçılık suçlamaları arasında sıkıştığını söylüyor.
 

Belgesel, "AK Parti'nin Batı ile İslam arasında köprü kurmadan önce Türk toplumu içerisindeki bölünmeyi engellemesi gerekir" sözleriyle son buluyor.

"Başka meydanlara da kulak ver"

zekisezerDSP Genel Başkanı Zeki Sezer, cumhurbaşkanı seçimine ilişkin olarak ''Sayın Gül, 'meydanların sesine kulak vereceğim' dedi. Başka meydanlar da vardı, o meydanların da sesine kulakvermek lazım'' ifadesini kullandı.


DSP lideri Sezer, DSP Parti Okulu'nda gerçekleştirilen il başkanları toplantısı öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.
 

Sezer, "22 Temmuz seçimleri cumhurbaşkanlığı seçiminin referandumu değildi. Dışişleri Bakanı, Başbakan Erdoğan'a haksızlık yapmasın" dedi.
 

Zeki Sezer, "AK Parti merkez partisi ise bir kesimin adayını dayatmaya devam etmesin" ifadesini kullandı.
 

Abdullah Gül'ün adaylığının Türkiye'yi gerdiğini öne süren Sezer, "Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçimiyle ilgili uzlaşmadan bahsettiğini, bu sözün gereğini yerine getirmesini beklediklerini vurguladı.
 

Sezer, cumhurbaşkanının mutlaka cumhuriyetin temel değerlerini benimsemiş, halkın içine sindirebildiği, tarafsız bir kişi olması gerektiğini vurgulayarak, Meclis dışından bir adayın da son derece yararlı olacağını bildirdi.
 

DSP'nin, Türkiye'nin sıkıntılarına çözüm olacak projeler ürettiğini ve bundan sonra da üretmeye devam edeceğini belirten Sezer, işsizliğin giderilmesi, sosyal adaletin sağlanması, eğitimdeki sorunların giderilmesi gibi konulardaki çalışmalarını ortaya koyacaklarını ifade etti.
 

"CHP ile aramızda kızgınlık yok"
 

Bazı basın yayın organlarında DSP'lilerin CHP'lilere kızgın olduğu şeklinde yorumlar yer aldığını belirten Sezer, "Hayır bir kızgınlık yok ama baştan beri ortaya koyduğumuz kararlılığı sürdürüyoruz" diye konuştu.
 

Kendisine CHP'nin seçimde aldığı oyların ne kadarının DSP'ye ait olduğu şeklinde sorular sorulduğunu da ifade eden Sezer, bunun bilimsel bir araştırma yapılmadan ortaya konulamayacağını söyledi.
 

Sezer, "Günahıyla sevabıyla yaşananlar iki partinindir. Bir pişmanlık kesinlikle söz konusu değil. Biz önümüze bakıyoruz" dedi.

CNN TÜRK