Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Politika Günlüğü

Ağustos 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Ağustos 2007 tarihli diger ogeler resimler, videolar

Kayseri'de Abdullah Gül sevinci

kayserihbr2808 Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi, Kayseri'de sevinç ve coşkuyla karşılandı.


Oylama sonucunun açıklamasından sonra, Cumhuriyet Meydanı'na binlerce kişi geldi. Meydanda Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi dolayısıyla 41 pare ses bombası atıldı.
 

Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan binlerce kişiye kent merkezindeki caddelerde seyreden minibüsçüler, korna çalarak katıldı.
 

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren minibüsçüler, "Vatana milletine hayırlı uğurlu olsun. Türkiye'ye hayırlı olsun. O bizim canımız ciğerimiz" dedi.
 

Bu sırada, Abdullah Gül'ün öz geçmişi, Cumhuriyet Meydanı'ndaki panoda gösterildi.
 

Burada havai fişek gösterisi yapılacak, bando "Gülüm Benim" şarkısını çalacak, konservatuvarın 400 kişiden oluşan gençlik korosu konser verecek. Ayrıca, vatandaşlara gül ve gül kokulu lokum dağıtılacak.
 

Zonguldak:
Gül'ün cumhurbaşkanlığı nedeniyle Zonguldak Belediyesi'nce de 11 kez top atışı yapıldı. Belediye Başkanı Secaattin Gonca, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan'ın TBMM Başkanlığı'na getirilmesinin ardından Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına seçilmesinin mutluluklarını perçinlediğini ifade etti.
 

Gonca, "Ülkemizde çok güzel şeyler olacak, çünkü önümüz açık ve aydınlık. Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığının ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını, bu şerefli görevde içten başarılar diliyorum" diye konuştu.
 

Gaziantep:
Gaziantep Kalesi'nden de 21 pare top atışı yapıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ünsal Göksen, top atışıyla Abdullah Gül'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci Cumhurbaşkanı seçilmesini kutladıklarını söyledi.
 

Göksen, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığının Türkiye ve Türk milleti için hayırlı olmasını diledi.

Köşk seçimine dış basından yoğun ilgi

abdullahgül1408 Abdullah Gül'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci Cumhurbaşkanı seçilmesi dünya medyasında geniş yer buldu.


İngiliz The Independent:
İngiliz gazetesi başyazısında, "Laiklik ve İslam'ın kavşağındaki cumhurbaşkanı" başlığını kullandı.
 

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin Türk siyasetindeki "fırtınalı bir dönemi en tatmin edici ve uygun şekilde kapattığı" belirtilen yazıda, Gül'ün eşinin türbanlı olmasının kişisel bir seçim olduğu, bu konunun yurtiçinde ve dışında bir risk yaratmayacağı vurgulandı.
 

İngiliz The Guardian:
The Guardian gazetesi de sonucu, "ordunun ülkedeki demokratik sürece olan saygısının deneneceği bir olay" olarak göründüğünü yazdı.
 

Fransız Le Monde:
Le Monde gazetesi seçim sonuçlarının sürpriz olmadığını ancak Gül'ün Meclis ve kamuoyuna kendisini kabul ettirme kaygısı taşıdığını öne sürdü.
 

Amerikan Washington Post:
Washington Post gazetesi, "Parlamento güçlü laik orduya meydan okuyarak, politik İslami kökeni olan bir ismi seçti" diyerek "Ordu ya kimsenin desteklemeyeceği bir darbe yapacak ya da yükselen politik İslam'a uyum sağlayacak" ifadesini kullandı.
 

Amerikan New York Times:
Gazete Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin olarak "Turkiye'de dindar aday üstünlük kazandı" başlığını kullandı.
 

New York Times Türkiyedeki laik kesimlerın açık bir şekilde Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesinde ciddi kaygı duyduklarını yazdı.
 

Gazete, "Şimdiye kadar Cumhuriyet tarihinde hep üst sınıflardan gelenlerin Cumhurbaskanlığı koltuğuna oturduğunu ve Batılı değerleri muhafazakar Anadolu'ya empoze etmeye çalıştıklarını, fakat bu sefer Anadolu kesimi, üste çıkacak" diye yazdı.
 

Amerikan Los Angeles Times:
Los Angeles Times ise "Türk askeri laik açıklama yayınladı" başlığı altında Genelkurmay'ın Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesinin beklendigi bir sırada yapılan sert açıklamaya dikkat çekti.
 

Gazete, "Geçmişte bu tür açıklamalar bir darbe olarak kabul edilirdi fakat şimdi AKP'nin seçimlerde kazandığı başarı böyle bir darbe ihtimaline pek olanak tanımıyor" şeklinde yazdı. 
 

Los Angeles Times ayrıca, "Abdullah Gül geçtiğimiz haftalarda ne kendisinin ne de partisinin gizli bir dini gündemlerinin olmadığına dair endişeleri yatıştırmaya çalıştı" yorumunu yaptı.
 

İngiliz Financial Times:
Seçim sürecini yakından takip eden Financial Times ise, "Türkiye İslami geçmişi olan ilk cumhurbaşkanı seçti" dedi ve "Gül'ün militan geçmişindeki değil, bakanlık dönemindeki pragmatizmini tekrarlaması bekleniyor" diye yazdı.
 

Amerikan CNN International:
CNN International, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini dün bülteninde ilk haber olarak verdi. Haberde, “3’üncü turda cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül'ü partisi ve ordu arasında denge kurmak gibi zor bir görev bekliyor” ifadesi kullanıldı.
 

İngiliz Yayın Kuruluşu BBC:
İngiliz haber televizyonu BBC de, Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini TBMM bahçesinden muhabirlerine bağlanarak verdi.
 

BBC, Gül'ün “1923'te kurulan ve laiklik illkesine sıkı bağlarla bağlı Türkiye Cumhuriyeti'nin, İslami geçmişe sahip ilk cumhurbaşkanı olduğunu” kaydetti.


Gül'ün, "laiklik ilkesine bağlı kalma" sözü verdiğini hatırlatan BBC,  Türkiye'de laik kesim ile ordunun, Gül'ün ‘gizli bir İslami politika’ izlemesinden şüphe duyduğunu da ekledi.
 

Katar merkezli El Cezire:
Arapça yayın yapan haber televizyonu El Cezire de dün yaptığı yayınlarda Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini ayrıntılı olarak verdi.


Televizyon, seçim sürecini Meclis bahçesinden yaptığı canlı yayınlar ve konuklarla izleyicilerine aktardı.
 

İngiliz Reuters haber ajansı:
Uluslararası haber ajansları da Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini "son dakika" olarak verdi.
 

Reuters haber ajansı, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın, Gül'ün 339 oyla Türkiye'nin 11’inci Cumhurbaşkanı olarak seçildiği yönündeki açıklamasını aktardı.
 

Haberde, Gül'ün, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002'den bu yana kendisini saygın bir diplomat olarak kabul ettirdiği, Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerinin başlamasını sağladığı vurgulandı.
 

Amerikan Associated Press (AP):
 Associated Press ajansı da Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini acil koduyla verdi.

CNN TÜRK

 

Abdullah Gül için 101 pare top atışı

IZMIR-29 Abdullah Gül'ün 11'inci Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından, ordu komutanlıkları tarafından 101 pare top atışı yapıldı. Çeşitli illerde de havai fişek gösterileri ve kutlamalar düzenlendi.


11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 10'uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den görevi devralmasının ardından ordu komutanlıklarında top atışları yapıldı.
 

İzmir'de Ege ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından Kordon'dan Körfez'e doğru 101 pare top atıldı.
 

Erzincan'da da 3'üncü Ordu Komutanlığı tarafından top atışı yapılırken, Malatya'da 2'nci Ordu Komutanlığı'na bağlı Çakmak Kışlası'nda 101 pare top atışı gerçekleştirildi.
 

Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesi nedeniyle yurdun çeşitli yerlerinde de kutlamalar yapıldı. Daha çok AK Partili belediyelerin organize ettiği kutlamalarda havai fişek gösterileri ve top atışları yapıldı.
 
 
İstanbul'un bazı ilçelerinde de havai fişek gösterileri düzenlenirken, Rize'de de Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan kalabalık horon tepti.
 

Kırıkkale, Denizli ve Bartın'daki kutlamalarda ise konserler verildi, havai fişek gösterileri yapıldı.
 

Bilecik'teki kutlamalar belediye ve valilik tarafından organize edildi ve birçok ilde de tüm kamu binaları aydınlatıldı.

Abdullah Gül kimdir?

ulhbr29 Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir Cumhuriyet Bayramı'nda Türkiye'nin çok partili demokrasiyle tanıştığı 1950'nin 29 Ekim'inde Kayseri'de doğdu.


Gül, dünyaya gözünü açtığı şehir olmanın ötesinde tüm yaşamında önemli bir yer işgal edecek Kayseri'de büyüdü, ülkenin geleceğine ilişkin ilk fikirlerini yine Kayseri'de oluşturdu.


Ahmet Hamdi Bey ve Adeviye Hanım'ın üstüne titrediği Abdullah Gül, 1973'te Milli Selamet Partisi'nden milletvekili adayı olan babası sebebiyle siyasete hiç uzak kalmadı.


Abdullah Gül, Türk siyasetine, edebiyatına, sanatına birçok isim yetiştiren Kayseri Lisesi'nden mezun oldu. Bu yıllar Gül'ün fikir dünyasının tohumlarının atıldığı dönem oldu.
 

Ailesinden din eğitimini alan, Kuran okumayı babasından öğrenen Abdullah Gül, lise yıllarında Necip Fazıl Kısakürek'in kitapları ile tanıştı, üniversite yıllarında da Necip Fazıl'ın yakınındaki isimlerden oldu. Gül, bugün Necip Fazıl'ın şiirlerini okurken duygularını saklayamıyor.


İstanbul'daki üniversite yıllarında Milli Türk Talebe Birliği'nin yönetiminde görev alan Abdullah Gül ve arkadaşlarının fotoğrafları sol gruplarca duvarlara asıldı, günlerce okula giremedi.
 

1980 öncesinin anarşi yıllarında şiddetten uzak durmaya çalışan Abdullah Gül, Hayrünnisa Hanım ile evlendiği Eylül 1980'de cezaevi ile tanıştı. Evlendiklerinin ilk haftasında Gül Metris Askeri Cezaevi'nin yolunu tuttu.


Suudi Arabistan yılları


Suudi Arabistan'ın Cidde kentindeki İslam Kalkınma Bankası'nda 10 yıla yakın görev yapan Gül, oğlu Ahmet Münir'in sünneti için geldiği Kayseri'de siyasete atıldı. Azmi Ateş, Recep Tayyip Erdoğan gibi arkadaşlarının ısrarı ile Kayseri 1'inci sıradan milletvekili adayı olan Gül 1991'de Meclis'e giren 38 Refah Partisi milletvekilinden biri oldu.
 

Kısa sürede Necmettin Erbakan'ın kurmaylarından olan ve Refah Partisi'ni dünyaya anlatma görevini üstlenen Gül, 1995 seçimlerinde birinci gelen Refah Partisi'nde bu sefer bakanlık koltuğuna oturdu.


AB muhaliflerinden biriydi


Avrupa Birliği'ne yaptığı güçlü muhalefet ile öne çıkan Gül, gölge Dışişleri Bakanı gibi çalıştı. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde de uzun yıllar Türkiye'yi temsil eden Abdullah Gül böylece İslam dünyası ile geliştirdiği yakınlığı bu sefer Avrupa ülkeleri ile kurdu.
 

28 Şubat'ta partisinin kapatılmasına direnen Gül, 28 Şubat'ın ardından hem Fazilet Partisi ile bir yol ayrımına gelir hem de 30 yıllık "milli görüş" çizgisinin bölünmesinin sembol ismi oldu.
 
 
Gül, 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan Fazilet Partisi 1'inci Olağan Genel Kurulu'nda ilk kez Erbakan'a rağmen genel başkanlığa adaylığını koydu. Seçim sonuçları kazananın Kutan olduğunu ilan etse de 633 oy olan Recai Kutan'ın karşısında 521 oyla Abdullah Gül seçimin asıl galibiydi.


Recep Tayyip Erdoğan ile Adalet ve Kalkınma Partisi'nin iki omurgasından birini oluşturan Gül, 3 Kasım 2002 seçimlerinde Erdoğan siyaset yasağı yüzünden Meclis'e giremeyince Türkiye Cumhuriyeti'nin 58'inci hükümetini kurmakla görevlendirildi.


4 aylık başbakanlık dönemi


4 aylık başbakanlığında Irak Savaşı'nı engellemeye çalışan Gül, 1 Mart 2003'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde oylanan, "Amerikan askerlerinin Türkiye üzerinden Irak'a girmesi"ni talep eden hükümet tezkeresinin reddinde de önemli rol oynadı.
 

Erdoğan'ın açık çağrısına rağmen, Başbakan olarak Gül'ün tezkereye güçlü bir şekilde sahip çıkmaması milletvekillerinin tezkere karşısında oy kullanmasının önünü açtı.


9 Mart 2003'te Siirt'te yapılan seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekili seçilmesi üzerine Gül 11 Mart'ta hükümetinin istifasını Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e verdi. Gül, Erdoğan'ın başbakanlığındaki 59'uncu hükümette Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu.


Annan Planı'na açık destek verdi
 

Dış politikada Avrupa Birliği'nden Kıbrıs'a, Irak'tan İran'a kadar birçok konuda kritik kararlar alması gereken 59'uncu hükümetin Dışişleri Bakanı Gül yoğun bir dönem geçirdi.
 
 
Abdullah Gül ve AK Parti hükümeti Kıbrıs konusunda 20 yıllık devlet politikasını terk ederek son noktada Türk askerinin Ada'dan çekilmesini de içeren ama Kuzey Kıbrıs'ı, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurucu devleti olarak tanıyan Annan Planı'na açık destek verdi. Bu süreçte başta KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olmak üzere Türkiye içinde de birçok kesimle mücadele etmek zorunda kaldı.


Gül ve hükümetinin en başarılı olduğu alan ise bir dönem şiddetle karşı çıktıkları Avrupa Birliği üyelik sürecinde yaşandı. 10 reform paketini arka arkaya Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getiren ve Kürtçe yayın başta olmak üzere birçok tabuyu yıkan Gül'ün dışişleri bakanlığı döneminde Türkiye, Avrupa Birliği ile müzakerelere başladı, birliğin dış kapısından üyelik için bekleme salonuna geçildi.
 

Cumhurbaşkanlığı seçimine doğru...


Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça da Abdullah Gül'ün ismi Çankaya ya da başbakanlık için muhtemel adaylar arasında sayılmaya başlandı. Senaryolara göre Erdoğan Köşk'e çıkarsa başbakanlık koltuğuna Gül'den başka bir alternatif yoktu.
 

Eğer Erdoğan Çankaya'ya çıkmazsa bu sefer Köşk'ü emanet edebileceği tek isim de 4 yıl önce başbakanlık koltuğunu tereddüt etmeden kendisine bırakan yol arkadaşı Abdullah Gül idi. Ancak her ikisinin eşinin de başlarının kapalı olması, Gül ve Erdoğan'ın muhafazakar bir geçmişten gelmeleri toplumun bazı kesimlerinde endişelere yol açtı.
 

Gül için Köşk süreci 24 Nisan'da başladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan uzun süre bir sır gibi sakladığı Köşk adayını AK Parti grubunda açıkladı. Ancak 27 Nisan'daki Cumhurbaşkanlığı oylamasına anamuhalefet CHP, Anavatan Partisi ve DYP girmedi.
 

Aynı günün gece yarısı Genelkurmay Başkanlığı cumhurbaşkanlığı seçim süreci ve Gül'ün adaylığına ilişkin görüşlerini internet sitesine koyduğu açıklamayla kamuoyuna duyurdu:
 

"Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur."
 

Bu açıklama olayların yönünü değiştirdi. Anayasa Mahkemesi oylamalarda 367 vekil hazır olmadığı için seçimleri iptal etti.
 

Türkiye beklemediği şekilde 22 Temmuz'da genel seçimlere gitti. Meydanlarda "kendisine yapılan"ı halka şikayet eden Gül, adaylıktan çekildiğini söylemedi. Seçim sonuçlarının ardından yaptığı ilk açıklamada da, "Meydanların mesajını görmezden gelemem" diyerek adaylığının sürdüğü mesajını verdi.
 

Gül'ün bu mesajının ardından AK Parti yine kendi içine kapandı. Yapılan değerlendirmeler sonunda partiden Abdullah Gül dışında aday çıkmadı.
 

TBMM Genel Kurulu'nda bugün yapılan 3'üncü tur oylamada 339 oy olan AK Parti Kayseri Milletvekili, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin 11'inci Cumhurbaşkanı seçildi.


Bugüne kadar yurtdışında eşi ile birlikte birçok resmi toplantıya katılan ancak Türkiye'de türbana kamusal alan yasağı nedeniyle protokolde kendine yer bulamayan Hayrunnisa Gül ise şimdi Çankaya Köşkü'nün yeni ev sahibesi olmaya hazırlanıyor.
 

Hep kameralardan uzak durmaya çalışan ve özel hayatları ile neredeyse hiç gündeme gelmeyen Gül ailesi yeni bir kriz çıkmaz, olağanüstü bir gelişme yaşanmazsa Çankaya Köşkü'nün bundan sonraki ev sahibi olacak.


Ahmet Münir, Kübra, Mehmet Emre adlarında 3 çocuğu bulunan Gül, İngilizce ve Arapça biliyor.

Gül 11'inci Cumhurbaşkanı seçildi

TBMM Genel Kurulu'nda yapılan 3'üncü tur oylamada 339 oy olan Abdullah Gül Türkiye'nin 11'inci Cumhurbaşkanı seçildi.


TBMM Genel Kurulu'nda yapılan cumhurbaşkanı seçiminin 3'üncü  tur gizli oylamasına 448 milletvekili katıldı.
 

Gül 339 oyla cumhurbaşkanı seçilirken, MHP Kayseri Milletvekili Sabahattin Çakmakoğlu 70, DSP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli de 13 oy aldı.


Oylamada 24 oy boş çıkarken, 2 oy da geçersiz sayıldı. Birleşimi yöneten TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın seçim sonucunu açıklaması, Genel Kurul'da alkışlarla karşılandı.


TBMM Başkanı Köksal Toptan, Cumhurbaşkanlığı'na seçilen Abdullah Gül'e mazbatasını verdi.


Cumhurbaşkanı seçilen Gül, saat 17.45'te Cumhurbaşkanlığı forsu kapalı makam aracı ile TBMM'ye giriş yaptı. Gül'ü, en yaşlı TBMM Başkanvekili olan Eyüp Cenap Gürpınar resmi törenle karşıladı.


Askeri bando eşliğinde tören kıtasını selamlayan Gül'e, Gürpınar'ın yanı sıra Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürü Oya Tuzcuoğlu, TBMM Genel Sekreteri Ali Osman Koca ve Cumhurbaşkanlığı Başyaveri Kurmay Albay Metin Özbek eşlik etti.


Kuvvet komutanları katılmadı


Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül'ün ant içme törenini CHP, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları izlemedi.


Bu arada Abdullah Gül'ün eşi Hayrünissa Gül de Meclis'teki törene katılmadı. Hayrünissa Gül eşinin cumhurbaşkanı seçildiği gün gelişmeleri Dışişleri Konutu’ndan takip etti.


TBMM Genel Kurulu'na girişinde salonda bulunanlar tarafından ayakta karşılanan Abdullah Gül, ant içmek üzere doğrudan kürsüye geldi. Gül'ün okuduğu, Anayasa’nın 103’üncü maddesinde ifade edilen ant metni şöyle:


"Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim."


Frak yerine takım elbise


Gül'ün ant içmesi sırasında, TBMM Başkanvekili Eyüp Cenap Gülpınar, sağ tarafında ayakta bekledi. Ant içme sona erdikten sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın çalacağı İstiklal Marşı okundu ve TBMM'ye Cumhurbaşkanlığı Forsu çekildi, bu arada top atışı yapıldı.


Frak yerine siyah takım elbise giyen Gül'ün kıyafetini, beyaz gömlek ve kırmızı kravatın bütünlediği dikkat çekti.


"Kapım herkese açık olacak"


Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Genel Kurulu’nda ant içmesinin ardından yaptığı teşekkür konuşmasına, "Ülkemiz demokrasisinin ne kadar olgunlaştığını hem kendimize hem de bütün dünyaya bir kez daha gösterme fırsatı bulduğumuz bir dönemden geçiyoruz" diyerek başladı.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Görevde bulunacağım süre içerisinde hiçbir ayrım yapmaksızın bütün vatandaşlarımızı kucaklayacağım. Tarafsızlığımı titizlikle koruyacağım ve devlet organlarının uyumlu çalışmasını sağlamak için elimden gelen bütün gayreti göstereceğim" dedi.


Gül "Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir. Anayasamızın değişmez hükümleriyle belirlenmiş bu nitelikler bir bütündür ve her biri hiç kuşkusuz Cumhuriyetimizin temel değerleridir. Bu ilkelerin hepsini, hiçbir ayrımcılığa tabi tutmadan savunmak ve her fırsatta güçlendirmeye çalışmak azmi ve kararlılığı içinde olacağım" diye konuştu.


Gül, "Kapım herkese açık olacak. Aralarında ayırım gözetmeksizin, bütün siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarıyla yakın bir işbirliği içerisinde olacağım" ifadelerini kullandı.


Gül, uzun süre milletvekillerinin tebriklerini kabul etti. Askeri törenle Meclis’ten ayrılan Gül, Anıtkabir'e gitti. Cumhurbaşkanı Gül, Misak-ı Milli Kulesi'ne geçerek, Anıtkabir Özel Defteri'ni de imzaladı.


Yeni cumhurbaşkanının ilk resmi programı 30 Ağustos'taki Zafer Bayramı törenleri olacak.


Devir teslim gerçekleşti, Sezer Köşk'ten ayrıldı


AK Parti kaynakları devir teslim töreninin çarşamba günü yapılacağını açıklamıştı, ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ısrarı sonuç verdi.


Devir teslim bugün saat 19.30'da ve basına kapalı olarak gerçekleştirildi.


Abdullah Gül cumhurbaşkanlığı görevini 10’uncu Cumhurbaşkanı Sezer’den devraldı. Yaklaşık 10 dakika süren törenden sonra, Sezer 7 yıl 3 aydır görev yaptığı Çankaya Köşkü’nden ayrıldı.


Köşk'ten ayrılırken, çalışanlarla vedalaşan Sezer, basın mensuplarına,"Hepinize esenlikler diliyorum, hoşçakalın" dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü kutlamak üzere Çankaya Köşkü'ne gitti. Cumhurbaşkanı Gül, görevi devralmasının ardından Çankaya Köşkü'nde kutlamaları kabul etti.


"Erdoğan kabineyi bugünsunacak"


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, randevu alınması durumunda yeni hükümeti bugün Cumhurbaşkanı'nın onayına sunacağını bildirdi.


Başbakan Erdoğan, "Askerler bugünkü törene katılmadı. Bu konudaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?"sorusuna, "Parlamento görevini yaptı, hayırlı olsun" yanıtını verdi.


CHP'liler Genel Kurul'a katılmadı


CHP, ilk iki turda olduğu gibi 3'üncü turda da Genel Kurul'a girmedi. CHP'lilerin ve 2 bağımsız milletvekilinin Genel Kurul'a girmemesine karşılık yoklamada 456 milletvekilinin olması dikkat çekti.
 

CHP'den istifa ederek bağımsız kalan Manisa milletvekili Erdoğan Yetenç ve Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç de oylamaya katılmadı.
 

Kayseri'den 150 kişilik grup geldi
 

Abdullah Gül'ün küçük oğlu Mehmet Emre, kuzeni Ahmet Gül ile birlikte Genel Kurul başlamadan salona gelerek dinleyici locasında oturdu. Basın mensuplarının ilgi odağı olan Mehmet Emre Gül, sorular üzerine ailesinden başka kimsenin Meclis'e gelmeyeceğini belirtti. Gül, annesinin Meclis'e gelip gelmeyeceği sorusuna, "Annem gelmeyecek" yanıtını verdi.
 

Kayseri'den gelen 150 kişilik bir grup da birleşimi izledi.
 

AK Parti'nin sandalye sayısı 340'a düştü
 

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte, AK Parti'nin TBMM'deki milletvekili sayısı 340'a düştü.
 

TBMM'deki yeni sandalye dağılımı şöyle:
 

AK Parti: 340
CHP: 98
MHP: 70
DTP: 20
DSP: 13
ÖDP: 1
BBP: 1
Bağımsız: 5
Boş: 2


GEÇMİŞ DÖNEMLER
 

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu 1'inci Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve 2'nci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü TBMM'de oylamaya katılan milletvekillerinin tümünün oyunu alarak cumhurbaşkanı seçilmişti.
 

TBMM'de seçilmeyen tek cumhurbaşkanı ise 7'nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren oldu. Evren, 7 Kasım 1982 yapılan halkoyu ile kabul edilen Anayasa'nın geçici 1'inci maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı sıfatı kazanmıştı.
 

Türkiye Cumhuriyeti'nin 6'ncı Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk 15'inci turda, 8'inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal, 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve 10'uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 3'üncü turda cumhurbaşkanı seçilmişti.
 
 
Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesine tepkiler:
 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen:
Öymen, "Umarım Sayın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı dönemi, Dışişleri Bakanlığı dönemine benzemez" dedi.
 

"Gül cumhurbaşkanı seçildikten sonra, çok daha dikkatli bir dil kullanmak isterim" diyen Öymen, Gül'ün Dışişleri Bakanlığı döneminin çok başarılı geçtiğini söylemeyeceklerini kaydetti.
 

Onur Öymen, Gül'ün daha önce söylediklerinin, Cumhuriyet'in temel değerleriyle, laiklikle, Atatürk'ün düşünceleriyle örtüşmediğini savunarak, "AKP içinde Köksal Toptan gibi bir isim olsaydı, biz de katılır oy verirdik" dedi.
 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli:
Bahçeli, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesini, "Allah hayırlı uğurlu etsin" şeklinde değerlendirdi. Bahçeli, kuliste gazetecilerin sorusu üzerine, "TBMM cumhurbaşkanını seçmiştir. Allah hayırlı uğurlu etsin" dedi.
 

DTP Grup Başkanı Ahmet Türk:
Türk ise, "Demokrasi için, özgürlükler için ve demokratik bir cumhuriyetin oluşması için kendisinin 72 milyonu temsil eden bir tavır içinde olmasını istiyoruz. Beklentimiz bu, hayırlı olsun" diye konuştu.
 

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu:
Mumcu, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin, "Her şey Anayasa ve demokrasinin kuralları içerisinde cereyan etmiştir. Umarım, milletimiz ve devletimiz için hayırlısı olur" dedi.
 

Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz:
Yılmaz Cumhurbaşkanı'nın meşru olarak seçildiğini ifade ederek, "Ortada bir meşruiyet sorunu olmadığına göre, seçimi boykot etme, yemin törenine katılmama doğru değildir" ifadesini kullandı.
 
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir:
Özdebir, 11'inci Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül'ü kutlarken, gerginliklerin artık geride kalmasını istedi.
 
Özdebir, yaptığı yazılı açıklamada, "Sayın Abdullah Gül'ün, bir devlet adamı ve bir politikacı olarak birikimi, bu görevi layıkıyla yerine getireceği konusunda bir tereddüt bırakmamaktadır. Sayın Abdullah Gül'ün, Türkiye'nin bu hassas döneminde görevini başarıyla yürüteceğine inanıyorum.Türkiye'nin artık siyasi gerginlikleri geride bırakıp, ülkemizi ve sanayimizi geliştirecek projeler üzerinde yoğunlaşmasının zamanı gelmiştir" dedi.
 

Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Genel Başkanı Adnan Türkkan:
Türkkan, "Çankaya Atatürk'ündür. Başkomutanlıktır, Türkiye'nin bağımsızlığının onurunun ve cumhuriyetin değerlerinin savunulacağı yerdir" şeklinde konuştu.
 

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş:
Yalçıntaş, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin, iş dünyası için büyük bir şans olduğunu belirterek, "Yabancı devlet adamlarının kendi iş adamlarına sağladıkları katkılar herkesin malumudur. Sayın Gül de her zaman iş dünyasını yanında olmuştur ve bundan sonra da olacaktır" ifadesini kullandı.
 

Dünyadan tepkiler:
 

ABD Başkanı George W. Bush Abdullah Gül'ü telefonla arayarak tebrik etti. Bush, telefon görüşmesinde "ABD'nin, ortak ve müttefik ülke Türkiye ile olan güçlü ilişkilere bağlılığını" yeniden dile getirdi.
 

Bush'un Abdullah Gül'e "Birbirimizi iyi tanıyoruz. Bundan sonra da birlikte çalışmaya devam edeceğiz" dediği belirtildi.
 

ABD Dışişleri Bakanlığı, Abdullah Gül'ü cumhurbaşkanlığına seçilmesinden dolayı kutlarken, bu seçimi, "Türkiye'deki demokratik gelişimin yolunu sürdürdüğü" şeklinde değerlendirdi.
 

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Tom Casey tarafından yapılan yazılı açıklamada, "ABD, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü, parlamento tarafından bu göreve seçilmesinden dolayı kutluyor. Bu seçimlerin başarıyla tamamlanması, Türk demokrasisinin olgunluğunun ve Türk demokrasisinin gücünün kanıtı niteliğini taşıyor. Türk Anayasası'nın gücünü gösteriyorr" denildi.
 

Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grubu, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesinden duyduğu memnuniyeti ifade eden bir açıklama yaparak, “bu gelişmenin Türkiye'nin AB ile yakınlaşmasına güç kazandıracağını” belirtti.
 

AB Komisyonu, cumhurbaşkanlığına seçilen Abdullah Gül'ü kutlayarak, bu gelişmenin Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir atılım getirebileceğini açıkladı. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso tarafından yapılan açıklamada, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin ve halkın seçtiği yeni hükümetin iktidara gelmesinin, Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerine yeni, pozitif ve süratli bir atılım ve ilerleme fırsatı oluşturacağı ifade edildi.
 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Rene van der Linden, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesininTürkiye'yi Avrupa ile daha güçlü bir bütünleşmeye yönelteceğine inandığını açıkladı. Van der Linden, Gül'e bugün kutlama mektubu yazdığını ifade ederek, şunları söyledi: “Eski meslektaşım Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinden coşkulu bir memnuniyet duydum. Gül, modern bir reformcudur ve tüm Türklerin cumhurbaşkanı olacağına güvencim tamdır.”
 

İtalya Başbakanı Romano Prodi, Abdullah Gül'ün Türkiye'nin yeni cumhurbaşkanı olmasını memnuniyetle karşıladığını bildirdi. Prodi, "Gül, son derece akıllı bir insan, büyük bir cumhurbaşkanı olacak" dedi.
 

Almanya Cumhurbaşkanı Horst Köhler, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis de Türkiye'nin 11'inci Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül'e kutlama mesajı gönderdi.

CNN TÜRK

Baykal'dan şaşırtan Köşk çıkışı

baykal1308 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Bir kriz söz konusu değildir. Seçilecek cumhurbaşkanı, elbette cumhurbaşkanı olarak görev yapacaktır. Ama biz, geçmişteki açıklamalarını bilerek ve unutmayarak, mesafeli, ciddi ve sorgulayıcı bir tavır içinde olmaya devam edeceğiz “ dedi.


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, il Yönetim Kurulu, İstanbul milletvekilleri, ilçe ve belediye başkanlarıyla yaptığı toplantı öncesinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Deniz Baykal, “Cumhurbaşkanlığı AKP'nin iç işi değildir. Cumhurbaşkanlığı 70 milyonu ilgilendiren bir iştir. Ama maalesef 70 milyonu ilgilendiren bir konu olarak alınmamıştır. AKP'nin bir iç işi gibi, bir dayatma konusu gibi düşünülmüştür” dedi.


Dünyanın her yerinde cumhurbaşkanı seçilecek kişinin geçmişinin araştırıldığını belirten Baykal, şöyle devam etti:


“Ortada açıklamalar var; (Laiklik , Türkiye'nin ulusal bütünlüğünü tehdit ediyor), (Laikliği değiştireceğiz), (Cumhuriyetin temel ilkeleri Türkiye'ye zorla dayatılmıştır) diye... Bu açıklamaları normal bir insan, bir gazete yazarı yapabilir. Bir aydın böyle düşünebilir. Ama cumhurbaşkanı olacak kişinin böyle düşünmesini önemsememek, herhangi bir ülke için kabul edilemez bir yanlıştır.”


Cumhurbaşkanının, AK Parti'nin oyları ve CHP dışındaki partilerin de desteğiyle seçilmesi sürecinin yaşandığını kaydeden Baykal, “Cumhuriyete karşı bu kadar açık tavır taşımış bir insanın o düşüncelerini değiştirme talebi ortaya konulmadan tekrar cumhurbaşkanı seçilmesine teslim olunmasını yanlış buluyoruz ve buna CHP olarak katkı yapmıyoruz” dedi.


“GEÇMİŞTEKİ AÇIKLAMALARINI UNUTMAYACAĞIZ”


“Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı olunca tavrınız ne olacak?” şeklindeki bir soruya Baykal, “Biz Anayasa'ya saygılıyız. Bu konuda hiçbir problemimiz yoktur. Biz görevimizi yapıyoruz. Elbette seçimden sonra Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacaktır” yanıtını verdi.


Ancak “Gül'ün geçmişteki tavrı nedeniyle” icraatlarına yönelik sorgulamalarına devam edeceklerini ifade eden Baykal, “Bir kriz söz konusu değildir. Seçilecek cumhurbaşkanı, elbette cumhurbaşkanı olarak görev yapacaktır. Ama biz, geçmişteki açıklamalarını bilerek ve unutmayarak, mesafeli, ciddi ve sorgulayıcı bir tavır içinde olmaya devam edeceğiz” dedi.


“Bugün Türkiye'den söz ederken artık insanlar çok rahat bir şekilde (laik bir Cumhuriyet) diye söz edemiyorlar. Türkiye'yle ilgili olarak (ılımlı İslam devleti) sözü daha güncel bir değerlendirme haline gelmeye başladı” diyen Baykal, darbe ya da rejim değişikliği olmamasına rağmen bu yorumun yapıldığını, çünkü böyle bir sürecin yaşandığını ifade etti.


Şimdi sorunun, cumhurbaşkanı seçiminin bu süreci nasıl etkileyeceği olduğunu anlatan Baykal, Irak'ın İran'ın niçin bu halde olduğunun, Türkiye'nin bu noktaya gelip gelmemesinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Baykal, “Bunlar önemli konular değil mi? Ülkeyi yöneten siyasetçilerin görevi bu konularda görev yapmak değil mi?” diye sordu.


ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ


CHP Genel Başkanı Baykal, sorular üzerine “sivil anayasa çalışmaları”nın çok önemli olduğunu belirterek, “Bekliyoruz. Yapılan açıklamalardan, anayasa değişikliği konusunu kaygıyla izlediğimi söyleyebilirim. Türkiye'nin dönüşüm sürecinde cumhurbaşkanı seçiminden de daha ağırlıklı olumsuz unsurlar taşıyabileceğini değerlendiriyorum” dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanının 70 milyonun cumhurbaşkanı olacağı sözlerini hatırlatılması üzerine Baykal, “Türkiye'nin işiyse, Türkiye'nin siyasete yansıyan çeşitli parçaları var. Niye onlarla istişare etme ihtiyacını hissetmedi?” diye sordu.


Cumhurbaşkanını halkın seçmesi konusundaki görüşünün sorulması üzerine Baykal, “Yapılan hazırlık tutarlı bir hazırlık değil. Pek çok yanlışı var” dedi.


Baykal, bir sonraki seçimde iktidara gelmeleri, Abdullah Gül'ün de Cumhurbaşkanı olması halinde, Gül'e tavırlarının ne olacağı sorusuna, “Bir husumet, bir düşmanlık söz konusu değil. Çok net bir şekilde görev yapıyoruz. Türkiye sıkıntıya sürüklenmesin istiyoruz” yanıtını verdi.


“AKParti MKYK üyesi, gazeteci Ayşe Böhürler'in bugün basında yer alan açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin” sorulması üzerine Baykal, bunun çok “üzüntü verici bir tavır” olduğunu ifade etti.


Türkiye'de demokrasinin, siyasetin temel kavramları konusunda çok ciddi bir umursamazlık bulunduğunu savunan Baykal, “böyle olduğu için gazeteci Bekir Coşkun'a da Ayşe Böhürler'e de bu tür utanç verici değerlendirmelerin yapılabildiğini” söyledi. Baykal, “Düşünce farklılığını bir yıldırma, karalama meselesi haline getirmemek gerekli.


Demokrasi söylemini ağzından düşürmeyenler, demokrasinin en temel gereklerini maalesef unutmuş görünüyor” dedi.


Baykal, Bekir Coşkun'un yazısını hatırlatarak, “(Gül, benim cumhurbaşkanım olamaz) diyenler konusunda ne düşünüyorsunuz?” diye soran bir gazeteciye de, “Bekir Coşkun benim yazarımdır” yanıtını verdi.


Basın toplantısına, CHP'nin yeni il başkanı Gürsel Tekin de katıldı.


Öte yandan, basın toplantısı sırasında Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ü desteklediği iddia edilen 5-6 kişilik bir grubun il başkanlığına girmek için ısrar ettiği, partililerin içeri almaması üzerine de “Baykal istifa” sloganları attığı öğrenildi.


Bunun üzerine il başkanlığı önüne gelen güvenlik güçleri, CHP Genel Başkanı Baykal çıkana kadar sokakta önlem aldı.

Sezer, Çölaşan için konvoyu durdurdu

çölaşansezer2308 Veda ziyaretleri için başkentte dolaşan Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Farabi Sokak'ta yürürken gördüğü, Hürriyet'teki görevine son verilen yazar Emin Çölaşan için konvoyu durdurdu. Makam aracından inen Sezer, Çölaşan'a şunları söyledi:

"Olayı duyduktan sonra evinizden aradım ama telesekreter çıkınca konuşmak istemedim. Daha sonra eşiniz Tansel Hanım'a ulaştım ve üzüntülerimi ifade ettim. Ben de Semra da çok üzüldük. Böyle olmamalıydı. Bakalım bu işin sonu nereye varacak. Sizi okurdum. İyi gazetecisiniz."

Teşekkür eden Çölaşan, odasını toplamaya gittiğini belirterek "20 yıllık emek bir günde toplanmıyor" dedi. Çölaşan, ne yapacağını soran Sezer'e bir karar vermediğini söyledi. Sezer de bunun üzerine, "Dilerim en iyisi olur" diyerek vedalaştı. Daha sonra Sezer'le karşılaşmasını anlatan Çölaşan, ilk kez böyle bir olay yaşandığını belirterek, şöyle dedi:


GURURLANDIM


"Konvoy 4 metre geçti ve durdu. 'Nereye gidiyor bu iş, nasıl oluyor bu işler' gibi konuştuk ayak üstü. Şaşırdım tabii, çok güzel bir jest, duygulandım, gurur duydum, güç kazandım. Böyle bir hadise ilk oluyor."

Cumhurbaşkanı Sezer ile son MGK

sezer2008 Milli Güvenlik Kurulu (MGK), bugün Çankaya Köşkü'nde toplanacak. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kurul'a son kez katılacak.


MGK'nın iki ayda bir yapılan olağan toplantısı saat 13.30'da başlayacak. Toplantıda, iç ve dış gelişmeler değerlendirilecek.
 

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Hava Kuvvetleri Komutanı Yener Karahanoğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Faruk Cömert Milli Güvenlik Kurulu’na son kez katılacak.
 

Sezer'den veda ziyaretleri
 

Öte yandan Cumhurbaşkanı Sezer veda ziyaretlerine başladı. Sezer veda ziyaretleri kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi görmekte olan gazilerle bir araya geldi.
 

Ziyareti sırasında bir konuşma yapan Sezer,  "Ulusum ve devletim adına sizlere teşekkür ediyor, hepinizi sevgiyle kucaklıyorum" diyerek gazilerle vedalaştı.
 

Cumhurbaşkanı, MİT Müsteşarı Emre Taner, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu'na da ayrı ayrı veda ziyaretlerinde bulundu.

"Uzlaşma her zaman oybirliği ile olmaz"

ugurhbrici2108 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ''Uzlaşma 'her zaman oybirliği ile olur' diye birşey yok'' dedi. Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan'daki konuşmasından da ''cumhurbaşkanı adayının Anayasa'ya 'uyması' gerektiğini'' anladığını ifade etti.


Başbakan Erdoğan, Uğur Dündar'ın Kanal D'de yayınlanan Arena Özel programında cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi.


Erdoğan, uzlaşmanın iki tarafın bir fikir üzerinde hemfikir olması anlamına gelmediğini belirtti.


Başbakan, "Biz Abdullah Bey'i uzaydan getirmedik ki. Ehliyet, liyakatse şu anda ehliyet, liyakat açısından benim en ufak bir endişe duyamayacağım bir arkadaşımız. Biz Çankaya'ya yakışanı taşımayacak mıyız? Yakışanı taşıyacağız. Temsil kabiliyeti, temsil gücü olanı taşıyacağız" dedi.


Erdoğan, "Atatürk, Atatürk, Atatürk diyoruz. Atatürk bize bir hedef vermiş. 'Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkacağız' diyor. Türkiye çıkacaktır. Peki bugüne kadar gelenler Atatürk'e verdikleri sözü tuttular mı? Bizi delikli kuruşa muhtaç ettiler. Ama ben inanıyorum ki Sayın Gül oraya çıktığı zaman işte böyle bir ülkenin hasreti içerisinde cumhurbaşkanlığı yapacak" ifadesini kullandı.


Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün herkesi ziyaret ettiğini anlatan Erdoğan, Anayasa'nın bile üçüncü turda konsensüs aramadığını söyledi, "Anayasa bile üçüncü turda 276 yeter diyor. Yani her zaman uzlaşma oybirliği olur diye birşey yok" dedi.


"TSK'yı siyasete karıştırmayalım"


Başbakan, Abdullah Gül'ün adaylığının açıklanmasının ardından Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan 2007'de düzenlediği basın toplantısında söylediği, "Laikliğe, Türkiye'nin üniter yapısına bağlı, Cumhuriyet'in temel değerlerine sözde değil özde sahip olan birinin seçilecek olmasını umut ediyoruz" sözlerinden de "Anayasa'ya uyulması" anlamını çıkardığını söyledi.


Erdoğan, "Ben 12 Nisan'dan Anayasa'ya uyulması gerektiğini anlıyorum. Anayasa'da bunun nitelikleri belirlenmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri'ni siyasete karıştırmayalım. Eğer siyasetin içine onu çekersek, o zaman biz burada niye varız? Siyaseti o zaman başka kurumlar yapsın" dedi.


"Bizim için silahlı kuvvetlerimiz kutsaldır" diyen Erdoğan, "Makam olarak ayrı bir makama sahipler. O ayrı bir yerdedir, demokratik mücadelede siyaset kurumu da ayrı bir yerdedir" diye konuştu.


"Gül seçilirse bizimle işi biter"


Erdoğan, Gül'ün seçilmesi halinde AK Parti ile ilişkisinin kesileceğinin de altını çizdi: "Abdullah Bey seçildiği andan itibaren bizimle ilişkisi bitmiştir. O artık Türkiye Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanıdır. Ha ama bazıları çıkıp, 'Benim cumhurbaşkanım olamaz' gibi ifadeler de kullanıyor. Sizin meslektaşlarınızdan onu diyebilen insanın önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkması lazım. Bu da benim hakkım."


Başbakan Erdoğan, "Git nerede kimi istiyorsan seç. Çünkü cumhurbaşkanı kim olursa olsun hepimizin cumhurbaşkanıdır. Senin değilse o zaman çık buranın vatandaşlığından. Ama bu ülkenin vatandaşıysan buranın cumhurbaşkanı senin cumhurbaşkanındır, başbakanı da başbakanındır. Hizmet alırken ayrım var mı, yok? O zaman nasıl kalkar da 'Ben seni tanıyorum' dersin. Oyunu vermeyebilirsin ayrı olay, siyasi tercihtir. Ama biz bir kurumun başındayız. Sen bu kurumun başını reddedemezsin, birlik, beraberlik böyle oluşur. Milliyetperverlik, vatanseverlik budur" dedi.


Bakanlar Kurulu listesi


Başbakan Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Bakanlar Kurulu listesini hiç incelemeden kendisinden sonraki cumhurbaşkanına bırakmasıyla ilgili olarak 'jest yaptı' dediniz. Cumhurbaşkanı, listeyi iade ettiğinde ne hissettiniz?" sorusunu yanıtlarken ise "Bir defa listeyi iade etmedi. Liste çantamdaydı. Ben listeyi çıkarınca, 'Hiç çıkarmayın onu. Yeni cumhurbaşkanı onaylasın' dedi. Bu şekilde bir yaklaşım olunca, adı böyle konulunca, yeni cumhurbaşkanına bir jest olarak algıladık" diye konuştu.


"Devletin zirvesinde bir çatışma oluyor diye algılanmasın diye mi 'Sayın Cumhurbaşkanı jest yaptı' dediniz?" sorusunu üzerine ise Başbakan Erdoğan, "Biz 4.5 yıldır hükümetiz. Mümkün olduğu kadar 'devletin tepesinde kavga olmaz' anlayışını sürdürmek istedim. Bizden önceki hükümette neler oldu gördünüz. Biz ülkemize bunu yaşatamazdık. Onun için her zaman sabırlı olduk. Bunu artık jest olarak görmekten başka bir şey düşünemezdik" dedi.


"Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar tarafından aslında bunun bir jest değil, rest olduğu yönünde açıklamalar yapıldı" sözleri üzerine Erdoğan, "Rest yorumunu yapanları art niyetli olarak görüyorum. Çankaya'dan çıkmış böyle bir şey yok. Çıksın bu yakın çevreler dobra dobra konuşsunlar. Yanımızda olmadan 'Bu resttir' diyorlar. Bu ifadeler geçmişte de kullanıldı. Bilinmeyen meçhul kaynaklar... Adı ister 'jest' olsun, ister 'rest' olsun ortada bir tablo var; 'Yeni cumhurbaşkanı onaylasın' dedi. Ne olacak? Restse ne kazanıyorsun bundan. Ben ifadeyi böyle kullandım. Sen rest olarak değerlendirirsen köşende, Türkiye'ye, bu iki makama ne kazandırıyorsun? Bunlar yıllanmış köşe yazarları. Bu edepten, adaptan uzak kalmaktır" diye konuştu.


Sivil Anayasa tartışması


"Türkiye bu dönemde sivil bir Anayasa'yı kazanmış olacak" diyen Erdoğan, "Hatta parlamentoda bu işin müzakereleri yapılacak. Arkadaşlarıma dedim ki, eğer hep beraber bunda hem fikir olursak, bunu halka götürmeyi arzu ediyorum. Yani yeni Anayasamızla ilgili bir referandum yapalım. Bakalım halkımız buna ne diyor? Eğer 'evet' diyorsa bununla yola devam edelim" dedi.


'Ilımlı İslam' tartışması


Uğur Dündar'ın, "Türkiye ılımlı bir İslam devleti mi olacak? Türkiye İran modeline mi doğru gidecek? Atatürk ilkelerine bağlı mı kalacak gibi kuşkulara hiç yer olmadığını ifade ettiniz" sözlerine karşılık olarak Erdoğan, "Bu 'ılımlı İslam' yakıştırmaları falan çok çirkin şeyler. Bu bir defa dinimize saygısızlıktır, hakarettir. İslam'ın ılımlısı falan olmaz, İslam İslamdır o kadar. Yani birileri bize gömlek biçmeye çalışıyor, hayır... Hiç bir yeri kendimize model almamıza gerek yok. Her şey bizim kendi içimizde var. Onun için sağı solu taklit etmemize gerek yok. Biz taklitçi bir ülke değiliz. Tam aksine kendimiz eserimizi ortaya koyarız. Başkaları gelsin bizi taklit etsin, o ayrı mesele."


Milletvekili dokunulmazlıkları


Başbakan Erdoğan, milletvekili dokunulmazlığı ile ilgili olarak, "Sadece politikacı üzerinden yaparsanız, bu bir defa Türkiye'de siyasetin yozlaşmasına vesile olur, siyaset alanının daraltılmasına vesile olur ve siyasette öz güvenin kaybolmasına neden olur. Hepsini kapsasın, bunun içinde bürokratı olsun, askeri olsun, yargısı olsun neresi varsa hepsi olsun, hepsini birden yapalım. Ama sadece siyasetçiler derseniz o zaman kusura bakmayın derim" dedi.


Türkiye-AB ilişkileri


Konuşmasında Türkiye-AB ilişkilerine de yer veren Erdoğan, Almanya'nın dönem başkanlığında müzakerelerde 3 fasıl açıldığını anımsatarak, "Bunlarla ilgili çalışmalar hızla devam ediyor. Biz zaten dersimizi bu noktada çalıştık. Portekiz dönem başkanlığında da bir o kadar fasıl açabilirsek, takvim iyi çalışıyor demektir" dedi.


Erdoğan, Kıbrıs meselesiyle ilgili olarak da, "Bu konuyla ilgili olarak tavrımızı çok açık, net ortaya koyduk. Bunu, tekrar olarak bizden beklediğiniz sürece, biz böyle tek taraflı bir şeye 'evet' demeyiz. Bunu karşılıklı olarak yapmak suretiyle ancak bu işe 'evet' diyebileceğimizi söyledik. Misliyle karşılıklı olacak" dedi.


"Limansa liman, hava alanıysa havaalanı, bunlar olmazsa tek taraflı hiçbir şey alamazsınız" diyen Erdoğan, "Biz, KKTC'nin hiçbir hakkının gasp edilmesine izin veremeyiz. Atacağımız her adım mutlaka KKTC'ye bir şeyler kazandıracaktır. Kazandırmadığı takdirde o adımı atmayız" dedi.

Abdulla Gül'ün morali bozuldu

sonsiy12 Cumhurabaşkanı adayı Abdullah Gül, Barolar Birliği’nden destek alamadı. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Gül’ün adaylığıyla ilgili olarak, “Erken genel seçimlere neden olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşanan gerginlik ve krizlerden hiçbir ders çıkarılmadığı görülmektedir" dedi.
     

AKP’nin desteklediği Cumhurbaşkanı adayı Gül, sivil toplum örgütlerine ve meslek odalarına düzenlediği destek turu kapsamında bugün Barolar Birliği’ni ziyaret etti. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok’la adaylığıyla ilgili görüşen Gül, Özok’tan beklediği desteği alamadı. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Gül, “Çok iyi bir görüşme oldu" derken, Özok Gül’ün adaylığıyla ilgili olarak “yaşanan gerginlik ve krizlerden hiçbir ders çıkarılmadığı görülmektedir" diye konuştu.
     

Özok, “Biz sayın Gül’ün insan olarak kimliğine ve kişiliğine saygı duymaktayız ancak Cumhurbaşkanlığı söz konusu olunca bugüne kadar izlenen politikaları ve kimi referanslarını asla onaylamadığımızı belirtmek istiyoruz" dedi.

     
Özok, Gül’ün seçilmesinin kesin olduğunu dile getirdi ve başarılar diledi. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı dönemi süresince Cumhuriyetin temel değerlerinin ve hukukun üstünlüğünün korunması, hukuk devletinin geliştirilmesi, Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkılması gibi çalışmalarında her zaman Gül’ün yanında olacaklarını söyledi.
     

Genel seçimlerin demokrasinin eksikliklerini giderme açısından “son derece faydalı" olduğunu belirten Özok, özellikle Başbakan Erdoğan ve AKP yönetiminin seçimin hemen sonrasında verdiği mesajlara dikkat çekti. “Seçim akşamı Başbakan Erdoğan ve seçimin tartışmasız galibi AKP’nin üst düzey yöneticilerinin sergilediği olgun demokratik duruş ülke geleceği için umut ve güven vermiştir" diye konuştu. Özok ayrıca, “Sayın Başbakan, yasal koşulları uygun olsa da bir Başbakan ve siyasi parti başkanının Cumhurbaşkanı adaylığını tercih etmeyebileceğini göstermiştir" dedi.

(ANKA)