CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Köşk seçimiyle ilgili olarak Başbakan'ın 'Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz' anlayışı içinde olması halinde, bunun ''uzlaşma'' değil, ''seçenekli dayatma'' olacağını söyledi.
CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Baykal, Türkiye'nin önünde çok ciddi sorunlar bulunurken, cumhurbaşkanlığı seçiminin konuşulmasını eleştirdi.
"İktidar partisi onları bir yana bıraktı ve seçim kampanyası vesilesiyle Türkiye'yi cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında bir tartışmaya soktu" diyen ana muhalefet lideri, Erdoğan'ın "uzlaşma" sinyallerine "temkinli" yaklaştı.
Deniz Baykal, "öncelikle bu uzlaşma anlayışının gerçek niteliğinin ortaya çıkması gerektiğini" ifade ederek, "Eğer Başbakan, 'Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz' anlayışı içindeyse, bunun hiçbir şekilde uzlaşma tanımı içine girmeyeceğini ifade etmek isterim. Böyle uzlaşma olmaz. Bu seçenekli dayatmadır" dedi.
Baykal'a göre "uzlaşma"nın tanımı
Uzlaşmanın dayatma dışında bir metodu benimsemek anlamına geldiğini kaydeden Deniz Baykal, "Uzlaşma, içinde bulunduğumuz ortamda, koşullarda, Anayasa'nın öngördüğü anlayışı içine sindirmiş, Anayasa ile kavgası olmayan, Anayasa'yı engellemeye yönelik olmayan, gizli gizli Anayasa'yı değiştirmeyi amaçlamayan, Anayasa'nın laik-demokratik cumhuriyet anlayışını özümsemiş, tarafsız, dürüst, ahlaklı, saygın birismin seçilmesi konusunda muhalefet partileriyle birlikte, bir arayışa girmeyi kabul etmek demektir" dedi.
Baykal, CHP'nin yalnız başına ya da parlamentoda çoğunluğu elde ederek iktidar partisi olması durumunda, belirttiği niteliklere uygun bir ismi seçmek için türlü öneriye, müzakereye açık bakacaklarını söyledi.
Baykal, cumhurbaşkanlığı konusunun çok yıpratıldığını belirterek, "Şimdi cumhurbaşkanlığına sıcak siyasi çatışmanın içinden bir ismin getirilmesinin Türkiye'deki sorunları, sıkıntıları aşmaya yardımcı olamayacağını düşünüyorum. Oraya siyasi kimliği değil, ama kişisel nitelikleri, Anayasa karşısındaki konumu önem taşıyan, saygın bir ismin getirilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Parlamento dışında cumhurbaşkanı
Baykal, parlamento dışından bir cumhurbaşkanı seçilmesine de sıcak bakabileceklerini bildirdi. Belirttiği niteliklerde bir ismin kafasında bulunmadığını söyleyen Baykal, "Olmasına da gerek yok... Bunu hep beraber arayacağız. Türkiye ile birlikte arayacağız" dedi.
Baykal, "Ama, bunun için her partinin kendi özel tercihini kabul ettirme çabası içinde olmamasına ihtiyaç var. Açık kafayla aramak lazım. Herkes, kafasının içini boşaltmalıdır. Kendi partisinin bir uzantısı cumhurbaşkanı seçme arayışı içinde olmamalıdır. Herkese eşit mesafede olabilecek bir kişiyi cumhurbaşkanı olarak getirmeyi düşünmeliyiz" diye konuştu.
Şener'in Köşk adaylığı
Devlet Bakanı Abdüllatif Şener'in cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi halinde yaklaşımının ne olacağının sorulması üzerine Baykal, "Sayın Şener saygın bir isimdir. AKP hükümeti içinde yer aldığı dönemde kendi kişisel yaklaşımını ortaya koymayı başarmıştır. Kendisi hakkında olumlu değerlendirmem var. Ama bu ayrı bir iştir. Cumhurbaşkanlığı seçimi ayrı bir iştir. Biz artık geçmiş cumhurbaşkanlığı tartışmalarının dışında, bir partinin uzantısı niteliğinde olmayan yeni bir cumhurbaşkanlığı arayışına girmek durumundayız. Geçen defa adı geçmiş, aday olmuş, olmamış, olamamış, olup seçilememiş pek çok isim var. Artık yeni cumhurbaşkanlığı o cumhurbaşkanlığı tartışmasının etkilerinin dışında şekillenmelidir" dedi.
AKP ile koalisyon
Baykal, bir gazetecinin, "Eğer gerekli olursa, cumhurbaşkanlığı konusunda AK Parti ile arayacağınız uzlaşmayı olası bir koalisyon içinde arar mısınız? AK Parti ile koalisyon yapar mısınız?" sorusuna da, "Şimdi konumuz cumhurbaşkanlığı. Her birimiz tek başımıza gelmeye çalışıyoruz. Eminim AKP de çalışıyor, diğer partiler de çalışıyor. Önce tabloyu görelim, Mevlam neyler, neylerse güzel eyler, seçim bir ortaya çıksın, ondan sonra hepimiz sorumluluk duygusu içinde üzerimize düşen ne gerekiyorsa yaparız" sözleriyle yanıt verdi.
"Erdoğan konuşmayı israf sayarım diyordu"
Baykal, "Geldiğimiz noktada, dün, öğreniyoruz ki Sayın Başbakan cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesinin uygun olduğunu, mümkün olduğunu ve önümüzdeki parlamentoda uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçmeye hazır olduğunu ifade ediyor. Bu çok önemli ve Başbakan açısından yepyeni bir yaklaşım" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar, 'Uzlaşma ne demek? Uzlaşma Anayasa'nın neresinde yazıyor? Ana muhalefet partisiyle oturup konuşmayı zaman israfı sayarım. Bizim çoğunluğumuz var, bildiğimiz gibi cumhurbaşkanını seçeriz' dediğini kaydeden Baykal, "Kendi partisine bile adayını önceden söyleme gereği duymuyordu" dedi.
Şimdi Başbakan'ın yeni bir aşamaya geldiğini söyleyen Baykal, "Diyor ki, 'Evet, cumhurbaşkanı uzlaşmayla seçilmelidir'. Bunu milletimizin takdirine sunuyorum. O zaman sorarlar Sayın Başbakan'a, Niçin Türkiye'yi aylardır cumhurbaşkanlığı seçimi gerginliği içine soktun? Niçin geride bıraktığımız Meclis'te cumhurbaşkanı seçmeyi başaramadın?" diye konuştu.
CHP'nin 'bir AKP'linin bile seçilmesi mümkündür' açıklamasına rağmen Erdoğan'ın uzlaşmayı denemediğini söyleyen Baykal, "Bu, iktidarın Türkiye'nin başına anlamsız, gereksiz sorunlar açmakta olduğunun çok somut, elle tutulur bir örneği... Eğer Başbakan şimdi söylediğini aylar önce benimsemiş olsaydı Türkiye cumhurbaşkanını seçmişti; ülke, cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında gereksiz bir tartışmaya, kutuplaşmaya sürüklenmiyor olacaktı" dedi.
Kaynak: CNN TÜRK