| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Politika Günlüğü

9 "cumhurbaşkanlığı" etiketi kullanan gönderi "cumhurbaşkanlığı" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Gül bugün de STK'larla görüşecek

abdullahgül1508 AKP'nin cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül muhalefet partilerinden sonra bugün de sivil toplum kuruluşlarıyla biraraya gelecek.


Gül bugün ilk olarak Türk-İş'e gidecek, ardından da Hak-İş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, TİSK ve DİSK yöneticileriyle ayrı ayrı görüşecek. Abdullah Gül, sivil toplum kuruluşlarından destek isteyecek.


Gül'ün adaylığını CNN TÜRK'e değerlendiren Türk-İş Başkanı Salih Kılıç, Anayasa'nın temel kuralları ve niteliklerinin mutlaka korunması gerektiğinin altını çizdi, "İnşallah gerginliğe fırsat verilmez" dedi.


Hak-İş Başkanı Salim Uslu ise Abdullah Gül'ün düzenlediği basın toplantısında verdiği mesajları "rahatlatıcı" ve "tereddütleri giderici" bulduğunu söyledi.


Uslu, Gül'ün uzlaşma ve tarafsızlığı özümseyen, sivil topluma önem veren bir portre çizdiğini belirtti.


Gül Köşk için resmen başvurdu


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 13 Ağustos Pazartesi günü yapılan AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısında Köşk adayı olarak adını açıkladığı Abdullah Gül, dün adaylığını resmen ilan etti. Gül, adaylığına ilişkin dilekçeyi TBMM Başkanı Köksal Toptan'a sundu. MHP, BBP ve DSP liderleriyle görüşen Gül'e CHP randevu vermedi.


Gül, adaylık dilekçesini sunmasının ardından, 7 ayrı dilekçe ve toplam 232 AK Parti milletvekilinin imzasıyla cumhurbaşkanlığı için aday gösterildi.


Gül: "Herkesi kucaklayacağım"


Adaylık başvurusunun ardından Meclis'te bir açıklama yapan Gül, sözlerine "Meydanlarda millete verdiğimiz sözlerin arkasında olmamız gerekir. Adaylığım meydanlarda kitleler tarafından destek gördü" diyerek başladı.


Gül, "Sorumluluklarımın tam bilincindeyim. TBMM beni bu makama layık görürse görevimi yerine getirirken bütün ilkem T.C. Anayasası'nı takip etmek olacaktır. Anayasa bizim kılavuzumuz olacaktır" dedi.


"Yeni vekil seçildik. Sadakat andını yerine getirdim ve Anayasa'nın ne olduğunu biliyoruz" diyen Gül, "T.C. demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir, ilkesini korumak, güçlendirmek temel hedefim olacaktır" diye konuştu.


Abdullah Gül, "Seçilirsem bütün vatandaşları kucaklayacağım. En farklı düşünceleri dikkate alacağım. Kendimi onların yerine koyacağım ve yeri geldiğinde öyle düşüneceğim (...) Tarafsızlık ilkem olacaktır. Bundan kimse tereddüt etmesin" ifadelerini kullandı.

"CHP adayla değil başörtüsüyle ilgili"

ul Muhalefetle iktidar arasında cumhurbaşkanlığı ile ilgili uzlaşma tartışması sürüyor. AK Parti'li Hüseyin Besni CNN TÜRK yayınında, ''CHP için uzlaşma eşi başörtüsüz bir cumhurbaşkanı adayı, başka bir kriter yok'' dedi. MHP ise, AK Parti'nin aday belirleme nedeniyle kendi içinde krize düştüğü görüşünde.


Ankara şimdi Başbakan Recep tayyip Erdoğan'ın bu konuyla ilgili temaslarını ve kararını bekliyor.


AK Parti'li Besni, "AK Parti 10 isimle gitse, eşleri başörtülü olsa dayatma kabul edilecek. Bir isimle gitse, eşinin başı açık olsa yatma olmayacak. Bu bir sembol tartışması" dedi.


AK Parti'den muhalefetin cumhurbaşkanı isminde uzlaşma talebine tepki var. Başbakan'a yakın isimlerden Besni'ye göre, CHP'nin asıl talebi eşinin başı açık bir cumhurbaşkanı.


CHP'ye göre ise sorun bu kadar basit değil. CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş, "Gerginliğe başörtüsünü getirirseniz bunun adı ne uzmlaşma ne de ortak akıl olur. Anayasa'nın hangi maddesinde 'İyi bir Müslüman cumhurbaşkanı olur' yazıyor?" dedi.


MHP rahat...


CHP ve AK Parti'de başörtülü eş tartışması sürerken MHP rahat görünüyor. "Biz her durumda cumhurbaşkanı seçilirken Genel Kurul'da oluruz" diyerek 367 tartışmasına son noktayı koyan MHP'ye göre asıl kriz AK Parti içinde.


Partililer tartışıyor ama kararda asıl ağırlığa sahip olan Başbakan Erdoğan, henüz renk vermedi. Erdoğan sadece "Her parti aldığı oy oranı kadar konuşsun" dedi, millet iradesinin dışına çıkılamayacağını söyledi. Bu kimilerine göre Gül'e destek kimilerine göre uzlaşma arayışıydı.


Gözler Erdoğan'da


Erdoğan'ın muhalefet liderlerini ziyaret edip etmeyeceği, eğer ederse elinde bir liste ile gidip gitmeyeceği belli değil. Ancak bütün bu belirsizliklere rağmen AK Parti'de hala cumhurbaşkanlığı için tek ve en ağırlıklı aday Abdullah Gül.

 

CNN TÜRK

Baykal'dan uzlaşı vurgusu

bayakalhbr0108 CHP lideri Deniz Baykal, cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesi görüşünü yineledi. Baykal, cumhurbaşkanlığı seçiminin bir partinin iç işi olmadığını vurgulayarak, bunun bütün Türkiye'yi aynı derecede ilgilendiren bir konu olduğunu söyledi.


CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) yarın yapılacak olan Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde, genel seçim sonuçlarını değerlendirdi. Toplantıda cumhurbaşkanlığı seçimi süreci de gündeme geldi.


CHP lideri Baykal, "Kim cumhurbaşkanı olursa olsun, bizi ilgilendirmez" denilemeyeceğini ifade ederek, Anayasa'ya uygun, ülke yararlarına sahip çıkacak milli temsil şansını taşıyan bir cumhurbaşkanın seçilmesinin herkesin ortak görevi olduğunu vurguladı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuya ilişkin olarak seçim öncesinde dile getirdiği "uzlaşma" anlayışının gerçekleşmesini beklediklerini kaydeden Baykal, "Uzlaşma angajmanının teyidini ve bu konuda bir adım atılmasını bekliyoruz. Bu doğrultuda bir girişim olmasını memnuniyetle karşılarız ve iyi niyetle katkı yapmaya çalışırız" dedi.


Olağan kurultay takvimi


Bu arada toplantıda, seçim sonuçları değerlendirilirken, bazı MYK üyelerinin örgütlenmeyle ilgili eksikliklerden söz ettiği ve bunun tartışmaya yol açtığı öğrenildi.


PM'nin yarın yapılacak toplantısında da bazı üyelerin seçim sonuçları nedeniyle MYK'da kapsamlı bir değişiklik yapılması yönünde talepte bulunmaları bekleniyor.


Ancak CHP Genel Başkanı Baykal'ın olağan kurultay öncesinde kısmi, ya da kapsamlı bir değişime sıcak bakmadığı, süreci hızlandırarak, olağan kurultayın 2008 yılının ilk aylarında gerçekleştirilmesini ve yönetim kademesindeki değişikliğin burada yapılmasından yana olduğu belirtiliyor.

"Gül, Köşk'e çıkarsa yargılanır"

kanadoğlu Siyaset dünyası Cumhurbaşkanı aday ve seçimlerini konuşurken yargı dünyası da Cumhurbaşkanı ile ilgili değişik bir tartışma içine girdiler. Yargı çevreleri, Cumhurbaşkanı seçilecek milletvekilinin dokunulmazlığının otomatikman ortadan kalkacağını ve seçilmeden önce işlemiş olduğu kişisel suçlarından dolayı yargılanabileceği görüşünü dile getiriyorlar. Bu kapsamda "kayıp trilyon" davasında Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün da sanık olduğunu hatırlatan yargı çevreleri, "Gül’ün Cumhurbaşkanı seçilmekle dokunulmazlığı kalkacağı için, kişisel suçlarından dolayı yargılanabileceği" görüşü savunuyorlar. Bu görüşü savunanlardan Sabih Kanadoğlu, Anka’ya yaptığı açıklamada, “Anayasada herhangi bir düzenleme olmadığı için Cumhurbaşkanı hakkında, sade bir vatandaş ya da dokunulmazlığı kaldırılmış milletvekili gibi işlem yapılması gerekir" dedi. Buna göre, Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı seçilmesi halinde hakkındaki suçlamalardan bir vatandaş gibi sanık sıfatıyla yargılanabilecek.

"Halk AKP'ye seçme hakkı vermedi"

kamerhbr3007 Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, ''AK Parti, seçim sonucunda 341 milletvekili aldı. Dolayısıyla millet, AK Parti'ye tek başına cumhurbaşkanı seçme çoğunluğunu vermedi'' dedi.


Kamer Genç, "MHP'nin cumhurbaşkanı seçimine destek vereceği" yönündeki açıklamaları değerlendirdi.
 

Cumhurbaşkanı seçiminde iktidar partisinin 367 toplantı yeter sayısını bulamadığını, bunun için de seçime gidildiğini anımsatan Genç, "AK Parti, seçim sonucunda 341 milletvekili aldı. Dolayısıyla millet, AK Parti'ye tek başına cumhurbaşkanı seçme çoğunluğunu vermedi" dedi.
 

Anayasa Mahkemesi'nin 367'ye ilişkin kararının gerekçesinde "Cumhurbaşkanı seçiminde, Meclis'te olabildiğince nitelikli bir uzlaşma sağlanması amaçlandığı açıktır" denildiğine dikkati çeken Kamer Genç, "Dolayısıyla MHP'nin, bir uzlaşmaya gitmeden Genel Kurul'a gireceğini açıklaması, Anayasa'nın, cumhurbaşkanında aranması gereken tarafsız bir kişi olması yönündeki amaçlara uygun bir cumhurbaşkanı seçimini engellemiştir" dedi.
 

"Bence MHP'nin, bu kararını yeniden gözden geçirmesi lazım" diyen Genç, "Başbakan Erdoğan'ın, 'Seçimden sonra uzlaşarak cumhurbaşkanı seçeceğiz' demesine rağmen MHP'nin bu yolda verdiği taviz, uzlaşma ortamını ortadan kaldırmıştır" diye konuştu.
 

Genç, "İktidar partisi 367'yi bulamazsa yeniden seçime gidilsin. 21 Ekim'de yapılacak referandumla birlikte yeni bir seçime de gidilebilir. Birden fazla seçime gitmek, rejimi güçlendirir. AK Parti'nin tek başına seçeceği bir cumhurbaşkanının Türkiye'nin geleceği için çok büyük sıkıntı yaratacağının herkes tarafından bilinmesi gerekir" dedi.
 

"MHP'nin çanak tutması rejimi sıkıntıya sokar"
 

Kamer Genç, AK Parti'li Zafer Üskül'ün Anayasa değişikliği önerisine ilişkin, "Anayasa'dan Kemalizmi çıkarmaya yönelik bir hareketi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş niteliğini ortadan kaldıran, şeriat düzenine doğru götürmeye yönelik çalışma olarak görüyorum. Çok tehlikeli, rejimi bir nevi şeriat düzenine doğru götürmeye yönelik olarak AK Parti tarafından atılan adımlara MHP'nin de çanak tutması, rejimi ciddi sıkıntıya sokar" dedi.
 

Genç, "AK Parti'nin cumhurbaşkanını seçmesini değil, cumhurbaşkanının onlardan olmasını tehlikeli görüyorum" diye konuştu.
 

Cumhurbaşkanı seçiminde Genel Kurul'a girmeyeceğini bildiren Genç, cumhurbaşkanı adaylığı konusunda ise "AK Parti'nin oylarıyla cumhurbaşkanı seçilemeyeceğimi biliyorum" dedi.

Anayasa tartışmasına Günay da katıldı

ertuğrulgünay AK Parti İstanbul Milletvekili Ertuğrul Günay, ''Bizim Anayasa konusundaki tavrımız, seçim beyannamesinde açıkça ve hiçbir kaygıya, kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bir bütün halinde vurgu yapar biçimde yazılmıştır'' dedi.


Günay, gazetecilerin, AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül'ün, Anayasa değişikliği önerileriyle ilgili sorularını cevaplandırdı.
 

AK Parti'nin seçim beyannamesinde nasıl bir devlet yapısı ve nasıl bir Anayasa düşünüldüğünün açıkça yer aldığını vurgulayan Günay, "Anayasa'nın değişmez ilkeleri var; demokratik, laik, sosyal hukuk devleti... Bu çerçevede seçim beyannamemizde yeni bir özlü, özgürlükçü Anayasa hazırlığı niyeti belirtilmiştir. Bunun ötesinde herhangi bir ayrıntı yok" dedi.
 

Zafer Üskül'ün görüşlerini "bilimsel" olarak değerlendiren Günay, Atatürk ilkelerinin, egemenliğin ulusa ait olması ilkesi ve ulusal bütünlük ilkesi üzerinde kurulduğunu söyledi.
 

Üskül'ün açıklamalarının parti görüşü değil, şahsi görüşü olduğuna dikkat çeken Günay, konuyla ilgili tartışmaların "abartılı olduğunu" ifade etti.
 

Günay, "Bir arkadaşımızın laik bir arayışının abartılmış biçimde ortaya konulmasını, Türkiye'de özellikle muhalefet çevrelerinin düşünce özgürlüğünü içselleştirmediğinin bir kanıtı olarak görüyorum. Zamanlama olarak zaten böyle bir tartışma içinde değiliz. Parlamento açılacak, yeni hükümet kurulacak, yeni yasama dönemi başlayacak daha sonra... Ama bizim Anayasa konusundaki tavrımız, seçim beyannamesinde açıkça ve hiçbir kaygıya kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bir bütün halinde vurgu yapar biçimde yazılmıştır. Bu tartışmaları, AK Parti'ye yönelik biçime dönüştürmeyi haksız buluyorum" dedi.
 

Cumhurbaşkanılığı seçimi
 

"Cumhurbaşkanı adaylığında isminin geçmesine" ilişkin soruyu cevaplandıran Günay, herhangi bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının isminin cumhurbaşkanlığı için anılmasının bir onur olduğunu söyledi.
 

Günay, "Ama ben henüz milletvekili yemini bile yapmamış, AK Parti'nin yeni bir üyesiyim. Önümüzdeki süreci görelim. Sayın Abdullah Gül, toplumun teveccühünü kazanmış bir arkadaşımızdır. Onun böyle bir niyet ve kararlılık içinde olması halinde, hepimiz o kararlılığın gereğini yerine getiririz" diye konuştu.

"Kapıları şimdiden kapatma"

erdoğan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı seçimi konusunda ''Sayın Baykal'a diyorum ki bak kapıları bundan önce yaptığın gibi şimdiden kapatma. Bizim ön kabulümüz yok. İdeal olan, isteriz ki oy birliğiyle yeni cumhurbaşkanımızı seçmektir, ama bu olmazsa olmaz bir şart değildir'' dedi.


Erdoğan, Denizli'nin Demokrasi Meydanı'nda partisince düzenlenen mitinginde halka hitap etti.
 

Konuşmasında cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananlara değinen Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ismini telaffuz ettiğinde miting alanından protesto sesleri yükseldi.
 

Bunun üzerine vatandaşları susturan Erdoğan, "AK Parti'lilerin ne yaparsa sandıkta yapması gerektiğini" söyledi.
 

Cumhurbaşkanlığı seçimine değinen Erdoğan, “Demokrasilerde siyasetçi milletten aldığı temsil yetkisi kadar konuşur. Millet sana ne kadar yetki veriyorsa kardeşim senin konuşma hakkın o kadardır. Kaldırırsın elini, yetkini kullanırsın. Ama sen azınlık olarak çoğunluğa tahakküm edemezsin. Bizim söz hakkımızı millet belirleyecek” dedi.
 

Erdoğan “Sayın Baykal şimdi önümüze yine şartlar sürmeye başladı. 'Öyle olmaz, böyle olmaz' diyor. Buradan söylüyorum, eğer 22 Temmuz'da çoğunluk iradesi Sayın Baykal'a temsil yetkisi verirse biz buna saygı duyarız. Görüşümüzü söyleriz. Onaylamadığımız bir isim çıkarsa, karşı oyumuzu da kullanırız, ama asla demokrasi üzerinde uzlaşmaktan kaçmayız. İşte Baykal'ın sıkıntısı budur." diye konuştu.
 

"Atatürk'ten bu yana oybirliğiyle seçilen olmadı"
 

Mustafa Kemal Atatürk'ten bu yana oy birliğiyle seçilen bir cumhurbaşkanı olmadığını belirten Erdoğan, hepsinde de muhalifin olduğunu ifade etti.
 

Erdoğan,"Sayın Baykal bakıyorum da bizim iyi niyetimize karşı daha şimdiden 'Benim dediğim olmazsa nasıl ön keserim’in hesabını yapıyor. Şimdiden kavga çıkarmak için de yol yapmaya çalışıyor. Yok öyle şey. Mızıkçılık yapmak yok. 'Benim dediğim olursa uzlaşma olur' anlayışını biz asla kabul edemeyiz, faturası ne olursa olsun, bedeli ne olursa olsun kabul edemeyiz” dedi.
 

“Çoğunluk iradesinin onayını almadan çoğunluk adına konuşamazsınız” diyen Erdoğan sözlerine “Her seçim yeni bir sayfadır. Önce uzlaşmaya gönlünüz olacak. Sayın Baykal'a diyorum ki bak kapıları bundan önce yaptığın gibi şimdiden kapatma. Bizim ön kabulümüz yok. İdeal olan, oy birliğiyle yeni cumhurbaşkanımızı seçmektir, ama bu olmazsa olmaz bir şart değildir” diye  devam etti.
 

Baykal: "Uzlaşma değil seçenekli dayatma"


Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda "Elimde liste kapı kapı dolaşır uzlaşma ararım" sözlerine CHP'den yanıt gecikmedi.
 

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Köşk seçimiyle ilgili olarak Başbakan'ın 'Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz' anlayışı içinde olması halinde, bunun ''uzlaşma'' değil, ''seçenekli dayatma'' olacağını söyledi.
 

CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Baykal, Türkiye'nin önünde çok ciddi sorunlar bulunurken, cumhurbaşkanlığı seçiminin konuşulmasını eleştirdi.
 

"İktidar partisi onları bir yana bıraktı ve seçim kampanyası vesilesiyle Türkiye'yi cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında bir tartışmaya soktu" diyen ana muhalefet lideri, Erdoğan'ın "uzlaşma" sinyallerine "temkinli" yaklaştı.
 

Deniz Baykal, "öncelikle bu uzlaşma anlayışının gerçek niteliğinin ortaya çıkması gerektiğini" ifade ederek, "Eğer Başbakan, 'Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz' anlayışı içindeyse, bunun hiçbir şekilde uzlaşma tanımı içine girmeyeceğini ifade etmek isterim. Böyle uzlaşma olmaz. Bu seçenekli dayatmadır" dedi.
 

Baykal'a göre "uzlaşma"nın tanımı
 

Uzlaşmanın dayatma dışında bir metodu benimsemek anlamına geldiğini kaydeden Deniz Baykal, "Uzlaşma, içinde bulunduğumuz ortamda, koşullarda, Anayasa'nın öngördüğü anlayışı içine sindirmiş, Anayasa ile kavgası olmayan, Anayasa'yı engellemeye yönelik olmayan, gizli gizli Anayasa'yı değiştirmeyi amaçlamayan, Anayasa'nın laik-demokratik cumhuriyet anlayışını özümsemiş, tarafsız, dürüst, ahlaklı, saygın birismin seçilmesi konusunda muhalefet partileriyle birlikte, bir arayışa girmeyi kabul etmek demektir" dedi.


Baykal, parlamento dışından bir cumhurbaşkanı seçilmesine de sıcak bakabileceklerini bildirdi.


"Cumhurbaşkanı Meclis içinden olmalı"


İki lider arasındaki "uzlaşma" tanımı ile ilgili tartışma bu açıklamalarla sınırlı kalmadı. Başbakan Erdoğan partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısında konuştu.


Edinilen bilgilere göre Erdoğan, cumhurbaşkanının Meclis içinden seçilmesi görüşünde ısrarcı.
 

Erdoğan, "Cumhurbaşkanı Meclis içinden seçilmeli. Meclis dışından birinin gündeme gelmesi parlamentonun itibarını zedeler" şeklinde konuştu.
 

Merkez Yürütme Kurulu toplantısında Başbakan, seçim sonrası Meclis'te çıkacak aritmetiğe göre, uzlaşı arayacaklarının bir kez daha altını çizdi.
 

Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda AK Parti'nin hukukçularına hazırlattığı raporda konuşuldu. Raporda da, öncelikli olarak Meclis organlarının seçilmesi ve ardından cumhurbaşkanı seçimi yapılması önerildi.
 

MYK üyelerinin önemli bölümü, cumhurbaşkanını yeni oluşacak Meclis'in seçmesi görüşünü savundu. Toplantıda 12'nci cumhurbaşkanının ise halk tarafından seçilmesinin daha uygun olacağı üzerinde duruldu.

Kaynak: CNN TÜRK

"Cumhurbaşkanlığı adaylığım sürüyor"

abdullahgül Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, cumhurbaşkanlığı adaylığının devam ettiğini ancak kararını seçimden çıkacak sonuca göre vereceğini söyledi.


Milliyet gazetesi yazarı Derya Sazak'ın sorularını yanıtlayan Gül, cumhurbaşkanının Meclis dışından biri olması yönündeki CHP önerisine de karşı çıktı.
 

Gül, "22 Temmuz'da sandıktan çıkan sonuca bakacağız. Halkın bize desteği artarsa, o zaman herkes demokrasiye saygı göstermeli. Benim adaylığım dahil, seçimden sonra diğer siyasi partilerle görüşür, değerlendiririz. Tabii ki uzlaşma ararız, ancak Baykal'ın dediği gibi, dışarıdan birisi üzerinde anlaşma savunulamaz" dedi.
 

Gül ayrıca, "Baykal seçimi kazansa, aday olmak istemez mi? Daha Meclis oluşmadan dışarıdan birisinden söz edilmesi demokrasi dışıdır. Dışarıdan birisinin cumhurbaşkanı seçilmesini isteyenlere şunu da sormak gerekiyor: Sayın Ahmet Necdet Sezer çok mu başarılı oldu? Türkiye'nin hangi vizyon projesine liderlik etti?" şeklinde konuştu.
 

'Siyaset dışından birini Köşk'e seçelim'
 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ''Uzlaşma ararım'' sözlerine karşılık CHP Genel Başkanı Deniz Baykal dün ''Bir dönem için siyaset dışından birini cumhurbaşkanı seçelim'' önerisini getirmişti.
 

Baykal, siyasi partilerden bir ismi seçmenin tartışmaları yeniden başlatacağını savunmuştu.

"Seçenekli dayatma değil, uzlaşı gerek"

baykal CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Köşk seçimiyle ilgili olarak Başbakan'ın 'Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz' anlayışı içinde olması halinde, bunun ''uzlaşma'' değil, ''seçenekli dayatma'' olacağını söyledi.


CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Baykal, Türkiye'nin önünde çok ciddi sorunlar bulunurken, cumhurbaşkanlığı seçiminin konuşulmasını eleştirdi.


"İktidar partisi onları bir yana bıraktı ve seçim kampanyası vesilesiyle Türkiye'yi cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında bir tartışmaya soktu" diyen ana muhalefet lideri, Erdoğan'ın "uzlaşma" sinyallerine "temkinli" yaklaştı.


Deniz Baykal, "öncelikle bu uzlaşma anlayışının gerçek niteliğinin ortaya çıkması gerektiğini" ifade ederek, "Eğer Başbakan, 'Ben bir değil, üç dört isim belirlerim, bunu diğer partilere sunarım, o partiler bu üç-dört isimden birisini seçerler ve böylece uzlaşmış oluruz' anlayışı içindeyse, bunun hiçbir şekilde uzlaşma tanımı içine girmeyeceğini ifade etmek isterim. Böyle uzlaşma olmaz. Bu seçenekli dayatmadır" dedi.


Baykal'a göre "uzlaşma"nın tanımı


Uzlaşmanın dayatma dışında bir metodu benimsemek anlamına geldiğini kaydeden Deniz Baykal, "Uzlaşma, içinde bulunduğumuz ortamda, koşullarda, Anayasa'nın öngördüğü anlayışı içine sindirmiş, Anayasa ile kavgası olmayan, Anayasa'yı engellemeye yönelik olmayan, gizli gizli Anayasa'yı değiştirmeyi amaçlamayan, Anayasa'nın laik-demokratik cumhuriyet anlayışını özümsemiş, tarafsız, dürüst, ahlaklı, saygın birismin seçilmesi konusunda muhalefet partileriyle birlikte, bir arayışa girmeyi kabul etmek demektir" dedi.


Baykal, CHP'nin yalnız başına ya da parlamentoda çoğunluğu elde ederek iktidar partisi olması durumunda, belirttiği niteliklere uygun bir ismi seçmek için türlü öneriye, müzakereye açık bakacaklarını söyledi.


Baykal, cumhurbaşkanlığı konusunun çok yıpratıldığını belirterek, "Şimdi cumhurbaşkanlığına sıcak siyasi çatışmanın içinden bir ismin getirilmesinin Türkiye'deki sorunları, sıkıntıları aşmaya yardımcı olamayacağını düşünüyorum. Oraya siyasi kimliği değil, ama kişisel nitelikleri, Anayasa karşısındaki konumu önem taşıyan, saygın bir ismin getirilmesinin gerekli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.


Parlamento dışında cumhurbaşkanı


Baykal, parlamento dışından bir cumhurbaşkanı seçilmesine de sıcak bakabileceklerini bildirdi. Belirttiği niteliklerde bir ismin kafasında bulunmadığını söyleyen Baykal, "Olmasına da gerek yok... Bunu hep beraber arayacağız. Türkiye ile birlikte arayacağız" dedi.


Baykal, "Ama, bunun için her partinin kendi özel tercihini kabul ettirme çabası içinde olmamasına ihtiyaç var. Açık kafayla aramak lazım. Herkes, kafasının içini boşaltmalıdır. Kendi partisinin bir uzantısı cumhurbaşkanı seçme arayışı içinde olmamalıdır. Herkese eşit mesafede olabilecek bir kişiyi cumhurbaşkanı olarak getirmeyi düşünmeliyiz" diye konuştu.


Şener'in Köşk adaylığı


Devlet Bakanı Abdüllatif Şener'in cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi halinde yaklaşımının ne olacağının sorulması üzerine Baykal, "Sayın Şener saygın bir isimdir. AKP hükümeti içinde yer aldığı dönemde kendi kişisel yaklaşımını ortaya koymayı başarmıştır. Kendisi hakkında olumlu değerlendirmem var. Ama bu ayrı bir iştir. Cumhurbaşkanlığı seçimi ayrı bir iştir. Biz artık geçmiş cumhurbaşkanlığı tartışmalarının dışında, bir partinin uzantısı niteliğinde olmayan yeni bir cumhurbaşkanlığı arayışına girmek durumundayız. Geçen defa adı geçmiş, aday olmuş, olmamış, olamamış, olup seçilememiş pek çok isim var. Artık yeni cumhurbaşkanlığı o cumhurbaşkanlığı tartışmasının etkilerinin dışında şekillenmelidir" dedi.


AKP ile koalisyon


Baykal, bir gazetecinin, "Eğer gerekli olursa, cumhurbaşkanlığı konusunda AK Parti ile arayacağınız uzlaşmayı olası bir koalisyon içinde arar mısınız? AK Parti ile koalisyon yapar mısınız?" sorusuna da, "Şimdi konumuz cumhurbaşkanlığı. Her birimiz tek başımıza gelmeye çalışıyoruz. Eminim AKP de çalışıyor, diğer partiler de çalışıyor. Önce tabloyu görelim, Mevlam neyler, neylerse güzel eyler, seçim bir ortaya çıksın, ondan sonra hepimiz sorumluluk duygusu içinde üzerimize düşen ne gerekiyorsa yaparız" sözleriyle yanıt verdi.


"Erdoğan konuşmayı israf sayarım diyordu"


Baykal, "Geldiğimiz noktada, dün, öğreniyoruz ki Sayın Başbakan cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesinin uygun olduğunu, mümkün olduğunu ve önümüzdeki parlamentoda uzlaşmayla cumhurbaşkanı seçmeye hazır olduğunu ifade ediyor. Bu çok önemli ve Başbakan açısından yepyeni bir yaklaşım" dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugüne kadar, 'Uzlaşma ne demek? Uzlaşma Anayasa'nın neresinde yazıyor? Ana muhalefet partisiyle oturup konuşmayı zaman israfı sayarım. Bizim çoğunluğumuz var, bildiğimiz gibi cumhurbaşkanını seçeriz' dediğini kaydeden Baykal, "Kendi partisine bile adayını önceden söyleme gereği duymuyordu" dedi.


Şimdi Başbakan'ın yeni bir aşamaya geldiğini söyleyen Baykal, "Diyor ki, 'Evet, cumhurbaşkanı uzlaşmayla seçilmelidir'. Bunu milletimizin takdirine sunuyorum. O zaman sorarlar Sayın Başbakan'a, Niçin Türkiye'yi aylardır cumhurbaşkanlığı seçimi gerginliği içine soktun? Niçin geride bıraktığımız Meclis'te cumhurbaşkanı seçmeyi başaramadın?" diye konuştu.


CHP'nin 'bir AKP'linin bile seçilmesi mümkündür' açıklamasına rağmen Erdoğan'ın uzlaşmayı denemediğini söyleyen Baykal, "Bu, iktidarın Türkiye'nin başına anlamsız, gereksiz sorunlar açmakta olduğunun çok somut, elle tutulur bir örneği... Eğer Başbakan şimdi söylediğini aylar önce benimsemiş olsaydı Türkiye cumhurbaşkanını seçmişti; ülke, cumhurbaşkanlığı seçimi etrafında gereksiz bir tartışmaya, kutuplaşmaya sürüklenmiyor olacaktı" dedi.

 

Kaynak: CNN TÜRK