| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Politika Günlüğü

3 "sarıgül" etiketi kullanan gönderi "sarıgül" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Sarıgül: İnançsız insan boş teneke

sarıgül Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, “Koltuğa bağlı olanlar gidecek, hakka bağlı olanlar kalacak” dedi.
 

Düzce’nin Beyköy beldesindeki Sinekli Yayla Şenlikleri’ne katılan Mustafa Sarıgül, burada yaptığı konuşmada, genel seçimde ortaya çıkan sonuca saygı gösterdiklerini söyledi. 


Seçim sonuçlarının son derece üzücü olduğunu belirten Sarıgül, “Seçim kampanyası süreci son derece yanlış ve olumsuz geçti. Asla ve asla inançlarla oynanmamalı ve Atatürk’ü kullanarak siyaset yapılmamalıdır. İnançsız insan boş bir tenekeye benzer. Koltuğa bağlı olanlar gidecek, hakka bağlı olanlar kalacak” diye konuştu. Sarıgül, şunları kaydetti:


“Sayın Baykal diyor ki; ‘Seçimlerin sonucunda oylarımı 1.5 puan yükselttim.’ Siz Sayın Karayalçın, siz Sayın Sezer’in, oylarını aldığınız halde bu haldesiniz. Siz böyle düşünürseniz, ancak 2059 yılında başbakan olabilirsiniz. Bazı entelektüel vatandaşlar beni hakir görüyorlar, beni desteklemezler, ben halkın içindeyim çünkü. Ancak şunu unutmasınlar artık halkın çocukları iktidar olacak.”

"Seçim kaybedenler gereğini yapsın"

sarıgül Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, "bugünkü CHP yöneticilerinin artık gitme vaktinin geldiğini, sadece bunu geciktirdiklerini" ileri sürdü.
     

Sarıgül, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısında, CHP üyesi olduğunu yargı kararıyla duyurmak zorunda kaldığını ve yargının "Mustafa Sarıgül CHP’lidir" dediğini söyledi.
     

"Siyasi partiler kimsenin tapulu malı değildir, olmamalıdır" diyen Sarıgül, CHP’nin bugünkü yöneticilerinin, haksızlığa başkaldıranları partiden ihraç etmek için çalıştığını iddia etti.
     

Mustafa Sarıgül, "Bir kaç gün önce seçimlerle ilgili görüş ifade eden sayın Hikmet Çetin, CHP üyesidir ve CHP’nin eski genel başkanıdır. Onur Kumbaracıbaşı parti üyesidir ve genel başkan yardımcılığı yapmıştır, Mehmet Tomanbay, Hasan Aydın, İsmail Değerli ve Muharrem Toprak CHP milletvekilliği yapmıştır. Mevcut yöneticiler, bu değerli üyeler için ’bu konuşanlar parti üyesi bile değildir’ demişlerdir. Onlara soruyorum.
     

Yoksa gizlice bu isimleri partiden ihraç mı ettiniz? Yoksa üyelerinizden haberiniz mi yok?" dedi.
     

Seçim sonuçlarını da değerlendiren Sarıgül, "Seçim sonuçlarından, gönül verdiğim, gençlik kollarından bu yana her kademesinde görev aldığım partimin aldığı sonuçtan elbette mutlu değilim" diye konuştu.
     

Sarıgül, gelinen noktayı önceden görerek, görevini yaptığını umduğunu dile getirerek, "Mahkemelerde üyelik hakkımı ararken, küskünlüğümü, kırgınlığımı, parti içi mücadelemi bir yana bırakarak, karalamaların ve iftiraların zedelediği onurumu bir yana bırakarak CHP için bu arkadaşlara oy verdim ve bu yöneticilere tüm yurttaşlarımdan oy istedim" dedi.
     

Seçim değerlendirmesini halkın sandıkta yaptığını da ifade eden Sarıgül, "Defalarca seçim kaybedip pişkinliğin ötesinde bir davranışla hala yönetici koltuğunda oturmayı anlamak mümkün değildir" diye konuştu.
     

Sarıgül, seçimlerde parti yöneticilerinin koltuklarını kazanabilmek için ulusun değerleri olan Atatürk ve cumhuriyeti seçim terazisine koyduğunu da iddia ederek, "Yöneticilerin Cumhuriyet ve Atatürk’ü seçim terazisinde tartmaya cüret etmeleri, siyasi bir cinayettir. Bu cinayeti halkımız ağır bir biçimde mahkum etmiştir" dedi.
     

CHP’nin aldığı oyların içinde DSP, SHP, ANAP ve eski DYP seçmeninin de oylarının var olduğunu savunan Sarıgül, "Bu yüzde 20’lik oy içinde CHP’nin oyu ne kadardır? Sayın Deniz Baykal’ın genel başkan olarak getirdiği oy ne kadardır?" sorularını yöneltti. Sarıgül, "Mücadelemiz devam ediyor. Bu mücadele kişisel bir mücadele değildir.
     

Benim ve arkadaşlarımın mücadelesi Mustafa Sarıgül’ü bir yere taşıma mücadelesi asla değildir. Bütün sorunların çö
     
    
"KURULTAYA GİTME ANLAYIŞI..."
     

CHP’nin uzun yıllardan beri iktidar olamadığını da hatırlatan Sarıgül, şöyle konuştu:
     

"Seçim kaybedenler artık gereğini yapmalıdır. Kurultay oyalamasını asla ve asla kabul etmiyorum. Kurultaya gitme anlayışını asla ve asla doğru bulmuyorum. Beyler, artık çekip gitme zamanınız geldi. Lütfen bu zamanı geciktirmeyiniz. CHP’yi haktan uzaklaştırdınız, halktan uzaklaştırdınız.
     

Koltuklarınıza bağlı bir anlayışı bırakınız. Türk halkına bağlı olunuz.
     

Seçim sonuçları halkımızın sizinle ilgili düşüncelerini ortaya koymuştur. Onun gereğini lütfen yapınız.
     

Bugünkü CHP yöneticilerinin artık gitme vakti geldi. Sadece gitme vakitlerini geciktiriyorlar." Sarıgül, halkın önünde hiçbir gücün duramayacağını dile getirerek, 15 Eylüle kadar 25 ile gideceğini ve orada halkla bir araya geleceğini söyledi.
     
    
SORULAR
     

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, basın mensuplarının soruları üzerine, "Asla Mustafa Sarıgül genel başkan adayı olmaz. Türkiye Cumhuriyeti yeni bir genel başkan aramıyor. Türkiye Cumhuriyeti yeni bir başbakan adayı arıyor. Sosyal demokratların yeni anlayışında asla yeni genel başkanlara ihtiyaç yok. Şu anda kurultay olayını doğru bulmuyorum" dedi.
     

"CHP’li yöneticileri ve Baykal’ı nasıl bırakmaya ikna edeceksiniz?" sorusu üzerine Sarıgül, "Deniz Baykal ile benim kişisel bir mücadelem yok. Kendisiyle uzun yıllar birlikte olduk. Baykal’ın benimle bir sorunu yok. Deniz Baykal’ın Türkiye’deki yurttaşlarımızla büyük bir sorunu var" diye konuştu.
     

Seçimlerden önce Mesut Yılmaz ile görüşüp görüşmediğinin sorulmasına karşılık Sarıgül, Yılmaz ile yıllardır defalarca görüştüklerini ancak siyasi oluşum için bir görüşme yapmadıklarını söyledi.
     

Mustafa Sarıgül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Deniz Baykal’ın Beylerbeyi’nde yaptıkları iddia edilen görüşmeye ilişkin bir soru üzerine, bu tür görüşmeleri normal karşıladığını, yalanlanması ve inkar edilmesi mantığını doğru bulmadığını, siyasette gizli bir şeyin kalmayacağını ifade etti.
     

CHP MYK üyelerinin istifasına ilişkin soruya karışılık Sarıgül, "İstifa değil, derhal çekilmeliler. Sosyal demokratların önünü mutlaka açmalılar" dedi.
     

Sarıgül, CHP üyeliğine ilişkin sürece ilişkin soru üzerine, bu sürecin kendisi için bittiğini dile getirerek, "Şimdi Yargıtay Genel kuruluna götürüp götürmemek onların elinde" diye konuştu.
     

"CHP’nin seçimlerde hezimete uğramasının nedeni nedir?" sorusu üzerine Sarıgül, "Ana nedeni CHP’nin halktan kopmasıdır. CHP’nin siyaset üretememesidir" dedi.
     

"AK Parti’nin bundan sonraki hedefi ülke genelinde yüzde 75 oy almak.
     

Nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna da Sarıgül, "Benim de hedefim var. Ben yüzde 70 hedef koydum. Yarın Şişli’de seçim olur da, yüzde 70’in altında oy alırsam siyasetten çekilmem lazım" diye konuştu.
     

Bir gazetecinin, "Baykal çekilmezse ne yapacaksınız?" sorusuna da Sarıgül, "Türk halkının enerjisi ve birikiminin önünde kimse duramaz.
     

Bu bir halk hareketidir. Bu halk hareketini kimse engelleyemez.
     

Başarısız olanlar gidecek, başarılı olanlar gelecek. Bundan sonra küçük olsun, benim olsun mantığı yok. CHP yöneticilerinin bunu geciktirmemesini bekliyorum. Mutlaka gidecekler" dedi.

Milliyet

CHP'li muhalifler Sarıgül'ün ofisinde toplandı

muhalifch Eski CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin, "Parti içinde gürültüye patırtıya fazla neden olmadan, partimizin daha fazla hırpalanmasına, toplum nezdinde itibar kaybetmesine sebebiyet vermeden, ülkesini, partisini, insanını seven yöneticilerimizden, vakit geçirmeden emaneti kurultaya teslim etmelerini bekliyoruz" dedi.
     

CHP’li muhalifler, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün İran Caddesi’ndeki ofisinde toplandı.
     

Toplantıya, Keskin’in yanı sıra eski TBMM Başkanı Hikmet Çetin, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Gaziantep eski Belediye Başkanı Celal Doğan, eski milletvekilleri Hasan Aydın, Muharrem Toprak, Mehmet Tomanbay, İsmail Değerli, Mehmet Moğultay ve Onur Kumbaracıbaşı da katılıyor.
     

Toplantı öncesi gazetecilere bir açıklama yapan eski CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin, 22 Temmuzda yapılan milletvekili genel seçimlerinin en temel sonucunun; "CHP açısından hüsranla bitmiş olması olduğunu" belirterek, bu seçimlerde CHP’nin temel felsefesini ve temel tercihlerini rotasından saptıran yönetim kadrosunun mağlup olduğunu söyledi.
    

Keskin, "Bu seçimlerle ilgili bir gerçek ortaya çıkmıştır; ’Cumhuriyet’in temel tercihlerine sahip çıkıyoruz’ koruma duygusuyla hareket eden sayın Genel Başkanımızın bu değerlerin halk tarafından korunması önünde en büyük engel olduğu gerçeği de görülmüştür.
    

İnsanların toplumla uyumlu yaşamasında temel vasıflarından birisi de ar duygusuna sahip olmasıdır. Hele önderliğe soyunmuş olan, insanlarda bu duygu çok çok üst noktalarda olması gerekmektedir. Ben CHP’yi yöneten sayın Genel Başkanın ve yöneticilerinin bu duyguyu taşıdıklarına inanıyorum, vakit geçirmeden bu duygunun gereği olarak gerekli davranışları sergileyeceğini umut ediyorum" diye konuştu.
     
    
EMANETİ, KURULTAYA TESLİM ETMEK

     
CHP’nin 15 yıl daha bekleyip iktidar özlemini gidermeye tahammülü olmadığını belirten Keskin, "Parti içinde gürültüye patırtıya fazla neden olmadan, partimizin daha fazla hırpalanmasına, toplum nezdinde itibar kaybetmesine sebebiyet vermeden, ülkesini, partisini, insanını seven yöneticilerimizden vakit geçirmeden emaneti, kurultaya teslim etmelerini bekliyoruz" dedi.
     

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Keskin, "bu konuda herhangi bir girişiminiz olacak mı" şeklindeki bir soruya "Bu toplantıyı bunun için yapıyoruz, bir de şunu görüyoruz ki artık sosyal demokratların yeni bir kavgaya tahammülü yoktur. Kurultaylarda bir kısmının ’yuh’ çekerek bir kısmının alkış tutarak sosyal demokratların bir sonuç yakalama şansı kalmamıştır. Biz kavga dövüş yaratmadan, partimize daha fazla zarar vermeden, uyumlu bir yaklaşım karşılıklı anlayışla partimizin içinde bulunduğu bu açmazdan çıkarılmasının destekçisi olacağız, arayışı içerisinde olacağız" yanıtını verdi.
     

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, ortaya çıkan seçim sonucunu "merkez sağın çökmüş olmasına" bağladığının hatırlatılması üzerine Keskin, "Siyaset adamları, karşılaştıkları olumsuzlukların nedenlerini, kusurlarını başkasına yükleyerek doğruyu yakalayamaz. 1999 yılında böyle bir olumsuzlukla karşılaştığımızda sayın Genel Başkanım ’Halk beni anlamadı’ diyerek kendini bir öz eleştiriye, otokritiğe tabi tutmadığı için bu yanlışlardan bugün kurtulamıyoruz. 2007 yılında da aynı anlayışın Baykal tarafından dile getirildiğini görüyoruz" dedi.
     
    
"BAYKAL, SAMİMİYETSİZ BULUNARAK REDDEDİLDİ"

    
Deniz Baykal’ın "halk tarafından samimiyetsiz bulunarak reddedildiğini" savunan Keskin, iktidar partisi tarafından Deniz Baykal’ın mal varlığı ile ilgili iddialar ortaya konulduğunu ancak Baykal’ın bu iddialara toplumun beklediği yanıtı veremediğini öne sürdü.
     

Keskin, "Bir taraftan başkasının taktığı saati soracaksınız, çocukların mal varlığının eleştirisini yapacaksınız, bir taraftan da kendinizden böyle bir açıklama beklendiğinde değişik mazeretlerin arkasına saklanarak toplumun beklediği açıklamayı yapmayacaksınız. O zaman sizin başkaları hakkında yaptığınız suçlamayı toplumun samimi bulması mümkün müdür" diye konuştu.
    

Keskin, Zülfü Livaneli’nin bugün bir gazetede çıkan yazısına da değinerek "Livaneli’nin açıklamasından anlaşılıyor ki Baykal, her kritik süreçte olduğu gibi yine içtensiz bir tavırla Tayyip Erdoğan’ın siyasete geri getirilişinde nasıl bir yaklaşım sergilediğini ortaya koymuştur" dedi.
     
    
"CHP PROGRAMINDA SORUN YOK"

     
Halkın, CHP’nin programı, felsefesi ve tercihleri ile hiçbir sorununun olmadığını kaydeden Keskin, CHP’nin programının çağdaş bir program olduğunu, sorunun; bu programı rafa kaldırarak kendi kişisel tercihleri ile CHP’yi yönetmeye kalkan Genel Başkan Deniz Baykal’da bulunduğunu savundu.