Cem Uzan, görüşmeyi İzmir'de açıklayacak
Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kardeşi Hakan Uzan ile görüşmesinin içeriği konusunda yalan söylediğini savunarak, “bir fırsat daha veriyoruz kendisine" dedi. Başbakan Erdoğan’ın 23 Temmuz’dan sonra Yüce Divan’da gerçeği açıklamak zorunda kalacağını öne süren Uzan, görüşmenin içeriğini bu hafta İzmir’de açıklayacağını söyledi.
GP lideri Uzan, seçim gezilerine Gemlik ve Bursa’da devam etti. Helikopterle Bursa’nın Orhangazi ilçesine gelen Uzan, Saadet Partisi’nin mitingi olması nedeniyle ilçeye girmedi. Çok sayıda araçtan oluşan konvoyla Gemlik’e hareket eden Uzan, burada vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. “Atatürk düşmanı meclis başkanı", “Abdullah Gül’ünü de al git" yazılı afişlerin açıldığı karşılamada vatandaşlar sık sık “Türkiye seninle gurur duyuyor", “Başbakan Cem Uzan" sloganları attı.
Uzan’ın vatandaşları selamlaması sırasında yolu açmak isteyen güvenlik görevlileriyle partililer ve gazeteciler arasında kısa süreli arbede yaşandı. Bu sırada polis tarafından bazı gazeteciler tartaklandı.
YÜCE DİVAN’DA DOĞRUYU SÖYLEMEK ZORUNDA KALACAK
Uzan daha sonra gazetecilerin yanına gelerek soruları cevapladı. Başbakan’ın Uzan hakkında Güney Kıbrıs’ta şirket kurduğu iddialarıyla ilgili olarak, “Başbakan ilk önce doğru konuşmayı öğrensin. Kardeşimden ne talep etti, onu açıklasın. Başbakan 23 Temmuz’da Yüce Divan’da doğruyu söylemek zorunda kalacak" dedi.
AÇIKLAMA İZMİR’DE
Uzan, gazetecilerin “açıklamayı daha bekleyecek miyiz" sorusu üzerine “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanlık makamına olan saygımdan dolayı bir fırsat daha veriyoruz kendisine" dedi. Uzan görüşmenin içeriğini bu hafta yapacağı İzmir gezisi sırasında açıklayacağını belirtti.
Başbakan’ın “avucunu yalar" söylemlerinin hatırlatılması üzerine de Uzan, Başbakan’ın küfür ve hakaret ederek siyaset yaptığını savundu.
Uzan şöyle konuştu:
“Sayın Erdoğan herhalde iktidarının bitmekte olduğunu görüyor, ondan dolayı olsa gerek, aşırı sinirli görüyorum kendisini, sinirleri yıpranmış, sinirlerine biraz daha hakim olur inşallah. 23 Temmuz’dan sonra dinlenecek bol bol."(ANKA)
Erdoğan: 2 gün kala açıklayacakmış, kardeşinin yalanlarını mı anlatacaksın?
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Baykal iftira atar, kriz uzmanıdır. Alanı odur. Sayın Bahçeli’nin alanı da kavga uzmanıdır.
Alanları bu. İşte bakın ben size yaptıkları iftiralar sebebiyle onlar hakkında konuşuyorum. Ama bunun dışında yaptıkları yok" dedi.
Erdoğan, partisinin Edirne Selimiye Meydanı’nda düzenlediği mitingte vatandaşlara seslendi.
Konuşmasında, sosyal güvenlik reformunu çıkardıklarını ancak bunu CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne götürdüğünü ve ertelendiğini anlatan Erdoğan, bu yasanın er veya geç çıkarılacağını kaydetti. Sağlık reformuyla hastaneler arasında ayrım kalmadığını, istenilen hastaneye gidilebildiğini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"AK Parti hizmet konuşuyor. Yaptıklarını anlatıyor. Onlar size ne anlatıyor? Sayın Baykal iftira atar, kriz uzmanıdır. Alanı odur. Sayın Bahçeli’nin alanı da kavga uzmanıdır. Alanları bu. İşte bakın ben size yaptıkları iftiralar sebebiyle onlar hakkında konuşuyorum. Ama bunun dışında yaptıkları yok. Onların yaptığı bir şey yok. Onlar sadece cek, cak diyor. Olacak, gelecek, gidecek. Geç o işleri.
22 banka fona devredildi. Bununla kalmadı, bir de oradaki dönen dolaplardan sonra, İmar Bankasının sahibi... Madem baban doğru niye kaçak? Dürüst, niye kaçak? Kardeşin niye kaçak? Gelsinler yargılansınlar. Niye gelemiyorlar?"
"BEN SENİN KARDEŞİNİ ÇAĞIRMADIM"
Erdoğan, "İmarzedelere" 9 katrilyon ödediklerini ifade ederek, Genç Parti Genel Başkanı Cem Uzan’a yönelik şu eleştirilerde bulundu:
"Senin baban, kardeşin dürüst öyle mi? Sen önce gel şu 9 katrilyonu bir öde ondan sonra boyunu posunu bir görelim, 1 YTL’ye mazotu nasıl vereceksin anlayalım. Milletin kesesinden zenginlik olur mu? Sen milleti soyup soğana çevirmişsin 9 katrilyon, çıkmış konuşuyorsun.
Bu ara çıkmış bir şey daha konuşuyor. ’Benim kardeşimi başbakan çağırmış’ diyor. Ben senin kardeşini çağırmadım. Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım. Ben bir kasaba yönetmiyorum, 780 bin kilometrekarelik Türkiye’yi yönetiyorum. Sen kardeşini bırak da sen kaç kere Türkiye Cumhuriyeti Başbakanından randevu talep ettin, acaba randevu alabildin mi? Yazılı randevu talepleri var, alamadı. Niye alamadı? Çünkü onun muhatabı ben değilim. Yaptıklarını biliyorum fakat birkaç kez yine de dedim ki ilgili bakan arkadaşlarıma gitsin müracaat etsin, gitsin onlar kendisiyle ilgilensin. Ama onu da kabul etmedi.
Kardeşi ise ÇEAŞ ve Kepez’deki gelişmeleri duyunca bunun için görüşme talebinde bulundu. Kendilerine dedik ki burayı ödemeden asla.
Şimdi tutturmuş 2 gün kala bir şeyler açıklayacakmış. Ya ben senin kardeşinle görüştüm sen neyi açıklayacaksın? Kardeşinin sana söylediği yalanları mı anlatacaksın? Hangi belgeyle konuşacaksın, neyi konuşacaksın? Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı yalan söylüyor, senin kardeşin doğru söylüyor öyle mi? Kimse onu yutmaz, hele benim milletim hiç yutmaz."



